Ana sayfa Müzeler Uzak Komşu Yakın Anılar – Türkiye ile Polonya İlişkilerinin 600 Yılı

Uzak Komşu Yakın Anılar – Türkiye ile Polonya İlişkilerinin 600 Yılı

294
7
PAYLAŞ
Türkiye ile Polonya ilişkilerinin 600. yılı nedeniyle Sakıp Sabancı Müzesi‘nin ev sahipliğini yaptığı “Uzak Komşu Yakın Anılar” sergisini bize çok uzak görünen bir ülke ile aslında ne kadar yakın ilişkiler içinde olduğumuza tanıklık etmek isteyen herkes mutlaka ziyaret etmeli.

Uzak Komşu Yakın Anılar

Sergi, 15. yüzyılın ilk yarısında başlayarak birbirini izleyen ticaret, barış ve savaşlar ile 17. yüzyılın sonunda sadece Osmanlı ve Polonya’da değil Avrupa tarihinde de dönüm noktası olan II. Viyana Kuşatması’na kadar geçen süreci içeriyor. Bu çerçevede, Osmanlı İmparatorluğu ve Polonya Krallığı’nda yaşanan tarihi gelişmeler; belgeler, haritalar, tablolar, önemli şahsiyetlerin kişisel eşyaları, aksesuvar ve basılı malzemelerle canlandırılıyor. Ticarete konu olan malzeme, sınır savaşları, Viyana Kuşatması’na giden aşamalar, kuşatmadan geriye kalan Osmanlı eserleri, çadır ve silahlar, ziyaretçilerle paylaşılıyor. Kaynak


Uzak Komşu Yakın Anılar SSM

Sakıp Sabancı Müzesi’nin Çarşamba günü herkese ücretsiz olmasını fırsat bilip annem, ben ve kardeşim müzenin yolunu tuttuk. Ben biraz daha kalabalık olur diye düşünmüştüm, ama içeride tek tük insan vardı. Bunda akşam 6’da gitmemizin de etkisi olabilir tabii ama yine de müzenin ücretsiz olduğu bir günde bu denli boş olması beni üzdü doğrusu. Annem ve kardeşimle gittiğim için içeride not tutamadım. Bu nedenle biraz yüzeysel bir gezi oldu. Tekrar ziyaret edeceğim mutlaka. 7 Mart‘ta açılan sergiyi 15 Haziran‘a kadar gezebilirsiniz.

Türkiye ve Polonya Cumhuriyetleri Cumhurbaşkanlarının himayesinde açılan, Dışişleri ve Kültür Bakanlıkları tarafından desteklenen sergide; Polonya’nın müze, arşiv, kütüphane, manastır ve kilise koleksiyonlarından eserler yer alıyor. Sergide, Türkiye’den Topkapı Sarayı Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi ve Sadberk Hanım Müzesi ve Sakıp Sabancı Müzesi koleksiyonlarından seçilenlerle birlikte 348 eser sergileniyor. Kaynak

Sergide flaşsız fotoğraf çekmek serbest. Sakıp Sabancı Müzesi’nin sevdiğim özelliklerinden biri bu tabii. Aslında fotoğraf çekmeden rahat rahat gezmek en güzeli, ama burada paylaşmak için de malzeme lazım.

Hürrem Sultan Uzak Komşu Yakın Anılar

Karşınızda Hürrem Sultan! Kusura bakmayın ama güzel değilmiş.

Yastık yüzleri, örtüler…

Uzak Komşu Yakın Anılar
Uzak Komşu Yakın Anılar

Sergide yer alan favori giysim. Bunun aynısından yaptırsam giyebilir miyim acaba dışarıda?

Entari.

Çizmenin güzelliği…

Osmanlı deli‘leri, Polonya hussar‘ları

Sergide en çok ilgimi çeken bölüm burası oldu. Deli‘lerin kimler olduğunu bilmeyenler için sergideki bilgilerden yararlanarak kısaca bahsedeyim. Bilindiği üzere savaşlarda düşmanın konsantrasyonunu bozacak, korkutacak, şaşırtıp irkiltecek her hareket bir avantaj anlamına gelmekte. Yani kuvvet önemli ama psikoloji de en az onun kadar önemli. İşte, kalkanlarına kocaman, başlarına daha küçük kanatlar takan, ayı ve leopar postlarına bürünen deli‘ler burada devreye giriyor. Aslında bu kişilere ilk başta öncü, kılavuz, yol bulan ve gösteren anlamında delil denilmişken daha sonra bu sözcük halk ağzında deli‘ye dönüşmüş.  
Peki bu deli‘lerin Polonya ile bağını soracak olursanız eğer… Osmanlıların savaştığı Sırp, Hırvat, Ulahlar ve Macarlar delilerden esinlenerek kendi hafif süvarilerini kurmuşlar. Daha sonra bu fikir çeşitli yollarla Polonya’ya sıçramış ve böylelikle sırtlarına iki kanat takan fakat deli‘lerden ağır zırhlarıyla ayrılan hussar‘lar ortaya çıkmış.

Uzak Komşu Yakın Anılar

En sağda görülen Karacena hussar zırhı, Polonya, 17. yy.’ın üçüncü çeyreği, 
demir, pirinç, deri, kadife, yaldız, Toplam ağırlık: 23 kg.
Buraya Varşova’da bulunan Polonya Ordu Müzesi’nden gelmiş.
Uzak Komşu Yakın Anılar

Buraya kaç kişi sığar acaba bakışı.

Uzak Komşu Yakın Anılar

Arkadan güvenlik gelmeden çek şunu artık bakışı. 
(Fotoğraf çekmek serbest ama ben tabii gergin insan…)

Uzak Komşu Yakın Anılar
Karanfil desenli kolsuz ayin cüppesi, İstanbul 16-17. yüzyıl.
Polonya’daki Papalık Elçisi Francesco Simonetti’nin arması işlenmiş.
Ayin Cüppesi

Bir başka cüppe…

Uzak Komşu Yakın Anılar
Uzak Komşu Yakın Anılar
Polonya Büyükelçisi'nin Kabulü
Polonya Büyükelçisi’nin kabulü.
Bu elçi kabulü konulu resimlere ayrı bir ilgim var nedense.
Uzak Komşu Yakın Anılar



Stanislaw Chelebowski, “Kral II.Wladyslaw’in Ölümü”, tuval üzerine yağlıboya.

Sultan Abdülaziz döneminde Osmanlı sarayına davet edilen önemli sanatçılardan olan Polonyalı Stanislaw Chelebowski‘nin yukarıdaki eserini çok beğendim. Kendisi için Dolmabahçe Sarayı’nda atölyeye dönüştürülen bir dairede yaptığı çalışmalar nedeniyle 3. derecede Mecidiye Nişanı’yla ödüllendirilmiş.

Kraków manzarası, Gravür: Abraham Hogenberg

Karlofça Antlaşması


Osmanlı’nın batıda büyük çapta toprak kaybettiği ilk antlaşma olan Karlofça Antlaşması, Osmanlı ile başlarında Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu bulunan diğer Kutsal İttifak Devletleri (Avusturya, Venedik ve Lehistan) arasında imzalanmış olan bir barış antlaşması. Ancak Gerileme Dönemi’nin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Karlofça nerede diye sorarsanız eğer günümüzde Sırbistan sınırları içinde yer almakta. Peki ben bu bilgiyi neden verdim? Sergide tarih kitaplarında okuyup, öğrendiğimiz Karlofça Antlaşması da sergileniyor ondan.

Karlofça Antlaşması

Articulus Octavus, Articiulus Nonus. Madde 8, Madde 9. 
Biraz daha zorlasam okuyacağım sanki. 🙂

Karlofça Antlaşması

Karlofça Antlaşması Osmanlıca Kopya 26 Ocak 1699 
Tarihi Kayıtlar Merkezi, Varşova’dan getirilmiş.

Bucaş Antlaşması

Bucaş Antlaşması 18 Ekim 1672 tarihinde Osmanlı ile Lehistan arasında imzalanmış.

Orijinal belge kayıpmış, yukarıdaki fotoğraf günümüze ulaşan birkaç Lehçe nüshadan biriymiş. 



Bucaş Antlaşması‘nın önemi; antlaşmayla Osmanlı Devleti batıda en geniş sınırlara ulaşmış. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin topraklarına toprak kattığı son antlaşma.

Viyana Kuşatması kutu oyunu. 19. yy.’ın ikinci yarısı.

Müze Tuvaletinde Selfie
Anish Kapoor sergisinde tuvalete girip selfie çekmiştim. Bu kez gittiğimde yine aynı yerde fotoğraf çekince bu durumu diğer müzelerde de yaşatmayı düşündüm. Siz de katılırsanız tadından yenmez tabii. Yapmanız gereken sadece gittiğiniz müzenin tuvaletinde selfie fotoğraf çekmek ve fotoğrafın altına Instagram‘da #muzetuvaletindeselfie etiketini eklemek. 

Sakıp Sabancı Müzesi Ziyaret Saatleri

Salı, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar : 10.00-18.00
Çarşamba: 10.00-20.00 Pazartesi günleri kapalı.

Sakıp Sabancı Müzesi Giriş Ücretleri (Son güncelleme: 02.05.2014) 

Tam bilet: 15 TL Grup Bileti (en az 10 kişi): 12 TL İndirimli Bilet: 8 TL (öğrenciler, öğretmenler) | Çarşamba günleri ücretsiz. | 14 yaş ve altı çocuklar ile bir refakatçi, 60 yaş üzeri ziyaretçiler ücretsiz giriş hakkına sahip.
İletişim

Sakıp Sabancı Müzesi’ne Nasıl Gidilir?

|Deniz Ulaşımı| Emirgan İskelesi’nden İstinye, Kanlıca, Kandilli, Anadoluhisarı, Bebbek, Arnavutköy ve Çengelköy’e vapur seferleri bılunuyor. Ayrıca 25 dakikalık yürüme mesafesinde olan İstinye deniz otobüsü iskelesinden Beşiktaş ve Kadıköy’e gidebilirsiniz.
|Kara Ulaşımı| En yakın otobüs durağı Emirgan-Çınaraltı’dır. Bu duraktan düzenli olarak geçen otobüs hatları: 22RE Kabataş-Reşitpaşa 25E Kabataş-Sarıyer 22 Kabataş-İstinye Dereiçi 40 Taksim-Sarıyer 40T Taksim-İstinye Dereiçi 42T Taksi-Bahçeköy EL1 Emirgan-4.Levent Metro Ring (Maslak yolundan) EL2 Emirgan-4.Levent Metro Ring (Baltalimanı yolundan)
Müzeden yürüyerek yaklaşık 15 dakikada ulaşabileceğiniz İstinye Bayırı kavşağında Mecidiyeköy’e otobüs, 4.Levent Metro istasyonuna ise minibüs bulabilirsiniz.


7 YORUMLAR

  1. İsmi çok ilginç,bir o kadar da güzel.Hürrem gerçekten de güzel değilmiş yahu 🙂 Gerçi bu bazı kaynaklarda da geçiyormuş ama inanmak istemiyorduk sanırım :))

  2. Polonya'yı nedendir bilinmez çok seviyorum. İstanbul'a uğradığım zaman ufak bir kaçamak ayarlamaya çalışacağım. Hoşuma gitti. Zaten SSM güzel sergilere evsahipliği yapıyor. Picasso ve Dali sergilerine tee Ankara'dan kalkıp gelmiştim. Çok da memnun kalmıştım. Yazı için teşekkürler.

  3. Polonya`da üç yıl yaşamış biri olarak bu sergi açıldığından beri ilgi odağımda. Polonya hakkında aslında blogumda bir yazı bile yazmadım şimdiye kadar. Nedense…
    Burada konu ilişkilerden açılmışken kısa bir olay anlatayım: Peer Ole o zamanlar iki yaş civarında ve oturduğumuz kasabadaki manastırın anaokuluna gidiyor. Yaşı küçük tabii ama etrafımızda oynayacağı çocuk olmadığından biraz da mecburiyetten erken oldu. Neyse ben de onunlar gidiyorum ve orda bekliyorum da. Bir sabah rahibe öğretmen çocuklara yere oturmasını söylerken kulaklarıma inanamadım. Dediği şeyin tam tercümesi şu: Türk gibi oturun. Yani demek istediği bağdaş kurarak. Sonradan öğrendim ki bağdaş kurup oturma şekline Lehçe`de Türk gibi oturmak deniyormuş:))

    O kadar fotoğraftan en çok şu kutu oyununu sevdim. Ey tarih, neler geçmiş neler…
    Sergiye mutlaka gitmem lazım.

  4. @Zihnin Arka Sokakları Bana da nedense bir o kadar uzak bir ülke. Ancak bu sergi biraz olsun ilgimi artırdı diyebilirim. 🙂 Picasso ve Dali'ye siz Ankara'dan kalkın gelin, biz burnumuzun dibinde gitmeyelim. 🙁 Artık aksatmadan her sergiye gitmeye çalışıyorum, yeni akıllandım. :)) Ben teşekkür ederim yorum için. 😉

    @Semi M.Eller Polonya'da yaşadığını bilmiyordum (ya da biliyordum bakla hafızamdan uçup gitmiş), benim Polonya bilgim oldukça sınırlı, Erasmus'tayken Polonyalı bir arkadaşım olmasına rağmen merak etmedim hiç. Güzel yazılar yaz da aydınlanalım biraz. 🙂
    Türk gibi sigara içmek deyimini biliyordum ama "Türk gibi otur"u duymamıştım doğrusu. Nasıl etkiler bırakmışız her yerde, bir kültürün, dilin içine girebilmek çok güzel bir duygu bence.
    Kutu oyunu favori zaten. Onca hengame arasında oyunu ihmal etmemiş adamlar. 🙂

  5. Vay vay vay … Fotoğraf çekilebilmesi çok güzelmiş hakikaten müze güvenliğinin fotoğraf çektirtmeme tribi olmadan stressiz bir tarihe dalış 🙂 Bu ilişkiler bazı kitap ve belgesellerde hakikaten benim de dikkatini çekmişti. Değişik bir çekim var iki ülke arasında.Günümüzde bile en basitinden onlarca erasmus değişim programıyla öğrenci gidip geldiğini bizzat biliyorum. Oraları da görmek dileğiyle diyor ve yorumu bitiriyorum :))

  6. @Cihan Demir Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki her sergide çekilebiliyor olması süper bir şey gerçekten. İstanbul Modern'in kulakları çınlamıştır umarım. 😀 Ben bihaberdim bu yakın ilişkiden, gidip yerinde görmek lazım tabii. :)))

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here