Ana sayfa Uncategorized Tatil mi, Eziyet mi?

Tatil mi, Eziyet mi?

191
15

Türk insanı otele
dinlenmek için değil eziyet çekmek için gider ama asla farkına varmaz.

*

Gidilecek otele günler öncesinden rezervasyon yaptırılmıştır
ve otele girildiği andan itibaren, yanmamış Türk insanı, otele daha önce gelen
ve bronzlaşan insanları gözleriyle yemeye başlar.
 “Ben de böyle yanmalıyım!”
Küçük Güven tatilde.
Bizim ‘kültürümüz’de yanmadıysan tatile gitmedin sayılırsın.
“Neredeydin abi yoktun bir haftadır?”
“Bodrum’a gittik bizimkilerle.”
“Ee yanmamışsın.”
“Koruyucu krem sürdüm ondandır.”
“He hee… Tatile gitmişmiş de, krem sürmüşmüş. Biz de yedik.”
*
Tatilin birinde gittiğimiz otelde odalarımız
hazırlanmamıştı.
Resepsiyonun bulunduğu yerdeki bir odaya çantalarımızı
bırakmış, mayolarımızı giyip otele resmi girişimizi öyle yapmıştık.
Neden? Çünkü beklediğimiz her saniye aleyhimize işliyordu.
*
Bir gece önceden havlu bırakma faslını belki bilmeyenleriniz
vardır. Eskiden havluyu erken bırakmazsan kötü yerlerdeki şezlonglar sana
kalırdı. Şimdilerde havluları oteller dağıtıyor. Ama o zamanlar ‘ya yer
kalmazsa korkusu’
ile geceleri uyku tutmazdı. 
“Şezlong, şezlong” diye
sayıklardın.
*
Gittiğiniz otelin konuk sayısındaki oranına göre yeni bir
yabancı dil öğrenmeniz kaçınılmaz olacaktır. Türkiye’deki otellerde genellikle
Almanca ya da Rusça konuşulur. Türkçeyi ise ender duyarsınız.
Gittiğimiz otelde animatör bir şey anlatmaya önce Rusçadan
başlıyordu düşünün.
*
Çocukken eğer otele yalnız gittiyseniz yani yanınızda yaşıt tanıdığınız başka çocuk
yoksa annenizin sizi çocuk kulübüne itelemesi kaçınılmazdır. Zira tatil onun da
hakkıdır. Ağlasanız da zırlasanız da o çocuk kulübüne eliniz mahkum gideceksiniz. Oradakilerle iyi geçinseniz iyi edersiniz.
*
Açık büfe, belki de o kadar yol çekip tatile gelmenin ve o
otelde kalmanın en önemli sebebidir.
Anneniz, yemek pişirmekten kurtulmanın
verdiği o gazla hazırlanmış yiyeceklere saldırır.
Cem Yılmaz’ın da dediği gibi yabancı
turistler dışında kalan herkes gereğinden fazlasını tabağına, tabaklarına
doldurur. Ben ise her seferinde tabağıma aldığım şeyler yüzünden annemce
eleştirilmişimdir:
“Ala ala bunları mı aldın? Ver şu tabağı da sana patates
kızartması alayım, sen seversin!”
“Güven sen krep sırasına gir ben omlet sırasındayım. Hadi ne
bakıyorsun aval aval!”
*
Ben ise yatayım dinleneyim, açıp kitabımı okuyayım
kafasındayım. 
Bizimkiler ise kaçırdıkları her etkinlik, her aktivite için
kendilerini paralarlar. 
Son gittiğimiz tatilde, ben onları seyrederken
yorulmuştum ama onlar yorulmamışlardı. 
Bir hamamda, bir jimnastikte, hop
havuzda.
*
Tatile gelmişsin yat bir şöyle öğlene kadar uyu değil mi?
Yok, olmaz. Neden? “Sabah jimnastiğine Katya’ya söz verdim. Bekler şimdi.”
Haydaa. E sen normal işe gider gibi kalktığın saatten daha erken kalktın şapşik. Hani tatil.
*
Eğer kafa dinlemek istiyorsanız animatörlerle göz göze
gelmemeye çalışın. 
Onların amacı, on kişi arasında eğlenmek isteyen bir kişi
varsa kalan diğer dokuz kişiye tatili burnundan getirtmektir.
Bir tatilde animatörün biri ben “Sutopu oynamak istemiyorum” dediğimde fena bozulmuştu. Küfür etsem o kadar bozulmazdı sanırım. 
İlk gün ayıp olmasın diye
bir yarışma vb. şeye katıldıysanız geçmiş olsun. 
Artık o animatör sizin peşinizi bırakmayacak, her gördüğü yerde yakanıza yapışacaktır.
“Saat 2’de havuzda, havluyu ıslatıp
kovaya su doldurma yarışması var. Kesin bekliyorum.”
 *
Bu söylediklerimden zevk alanlar muhakkak vardır (örn. bizimkiler). 
Ama o kadar para verip üstüne hiçbir kuvvet bana bunları yaptıramaz.
Küçüktüm eğlenceliydi, büyüdüm kafa dinlemek istiyorum arkadaş!

15 YORUMLAR

  1. Sanırım tatil anlayışı değişti. Yani tatil için bir yere gidiliyorsa o yerde gezilmedik nokta, yapılmadık etkinlik kalmamalı arkadaş. Yoksa döndüğünde millete anlatacaksın.. de mi ama. 😀
    Sizin yan gelip yatmalık tatiller anca evde olur. 🙂

  2. Tatil dediğin : az müzik , bol kitap , kıvamında deniz ,yumuşak bir şezlong ve 10 dan önce uyanmanın yasak olduğu bir aktivite benim için.
    Gerisi beni gerer, ben gerilirsem de etrafımdaki herkesi gererim ,hoş olmaz. Denedim , biliyorum ve uyarıyorum 🙂
    Sevgiler
    NOt: bu köşe yazısı serisini çok sevdim ben Güven, sakın bırakma!

  3. @ADC ŞEKER Yok ben otel tatilinden bahsetmiştim, yoksa tatil çok genel bir kavram tabii. 😉

    @Uyuşuk Hayalperest Bu kadar para veriyorum her etkinliğe katılmalıyım anlayışı var. Niye evde olsun kafa dinlenecek çok güzel oteller var. Bazılarına çocukları bile almıyorlar. 😀

    @SİHİRLİ OKLAVA Çok teşekkürler. :)))

    @Damla İşte benim tatil anlayışım da aynen böyle. Evet benim de gerilmemem lazım yoksa herkese tatili zehir ederim nihahha (şeytani kahkaha). 😀
    Çok teşekkürler!! Valla gittiği yere kadar götürmeyi düşünüyorum. Eğlenceli oluyor bir yerde. :))

    @rahat yazar Eziyet oluyorsa neden paralar verilip gidiliyor… İnsanoğlu bir garip. 😀 Bazı oteller havlu koydurmuyor ama çoğundan bu uygulama yok tabii.

  4. Animatörler tam bir kabus.Bir de o tarz otellerde yemek yemekten başka bir şey yapamıyormuşsun gibi geliyor bana.Ye Allah ye.
    En güzeli butik bir otele gidip kafa dinlemek. Öyle olunca otelden çıkıp başka yerleri de gezebiliyorsun. Her şey dahil otel seni oraya hapsediyor bir nevi.

  5. Anlattıklarına aynen katılıyorum. Otele hapseden bir anlayış olduğundan bizim de tarzımız değil "herşey dahil" mantığı. Güven Turan doğru demiş, "Butik otel candır." bence de…

  6. @SeGe Aynen öyle… Ama zaman zaman gönül aileyi istiyor. İnsan işte. 🙂

    @zeze Aslında her şey dahilde de otele kapanılmayabilir ama bizde akıl yok. 🙂

    Not: Güven Turan doğru demiş derken? O ben oluyorum çünkü. 🙂

  7. Otel tatillerini hiç sevmem, üzerine bir de animatörleri, havuzu, açık büfeyi ekle, yok kalsın:)
    Çocukları da hiç bulaştırmadım böyle tatillere. Neyse benim tatil anlayışım da farklı zaten:))

  8. evet ya niye öyle yazmışım ki:) bi an, diğer arkadaşlar yorum yapmış gibi algılamışım dimek kü 😉

    oluyo bazen devreler karışıyor, nette oradan oraya atlayıp zıplarken… öyle çok uyaran var ki, birşey okurken hep başka şeyde gözümüz/aklımız.

    kusuruma bakmayın artık…

    sevgiler…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here