Ana sayfa Camiler Rüstem Paşa Camii: İznik Çinileriyle Bir Zenginlik Gösterisi

Rüstem Paşa Camii: İznik Çinileriyle Bir Zenginlik Gösterisi

411
4
PAYLAŞ
rustem-pasa-camii-eminonu
Sarayın has bahçesindeki çiçekleri bile satan bir sadrazam; gösterişe düşkün, paraya para demeyen, güce bağımlı bir saltanat damadı: Rüstem Paşa. Ve tüm bu zenginliğin etkisinin hissedildiği bir cami. O cami ki, söylentiler doğruysa eğer kendi karısına yani Mihrimah Sultan’a aşık bir adam olan Mimar Sinan’a yaptırılmış: Rüstem Paşa Camii. Her bir yanı çinilerle donatılmış olan bu camiden Evliya Çelebi de oldukça etkilenmiş…

rustem-pasa-camii-eminonu

Önünden bu yaşıma kadar belkide milyonlarca kez geçtiğim Rüstem Paşa Camii ile yollarımız kesişmemişti şimdiye kadar. Tarihimiz hem bir soluk kadar yakınımızda, hem de bir adım kadar uzağımızda. Caminin giriş kapısını bile zor bulacak kadar yerinden bihaberim bu efsane caminin. Görüyorum ama bir türlü ulaşamıyorum durumu hakim. Eminönü‘ndeyiz. Camii karşımızda.

rustem-pasa-camii-eminonu

Sonunda arka sokağa gitmekte karar kılıyoruz. Girişi burada olmalı. Etraf kalabalık, sokak dar. Hava sıcak ama bulacağız elbette. Sokakta ilerliyoruz. Fazla gittik dön geri. Dönüyoruz ve dükkanların arasına sıkışmış Rüstem Paşa Camii yazısını görüyoruz. Burası mı gerçekten? Ee ben buradan, caminin önünden kaç kere geçtim, neden bir kere olsun merak edip de girmedim. Uzun süreli komadaymışım. Nefes alıp veriyormuşum ama aynı zamanda yaşamıyormuşum, yarı ölüymüşüm. Artık komadan çıkmışım ve kaybettiğim yılların acısını çıkarıyor gibi hissediyorum.

rustem-pasa-camii-eminonu

Dar merdvenlerden yukarı çıkıyoruz. Bu nasıl camii, bu nasıl giriş böyle? Nerede gösteriş, ihtişam? Merdivenler bittikten sonra ise ilk olarak karşılaştığımız çiniler göz kamaştırmaya başlıyor ve gösteri başlıyor diye düşünüyorum. Tamam, doğru yerdeyiz.

rustem-pasa-camii-eminonu

Ne yöne baksak çiniler parlıyor. İznik’te çini bırakmamış adamlar. Dışarısı böyleyse içerisi nasıldır kim bilir? Aslında pek büyük olmayan usturuplu bir camii. Tabii bendeki de laf, Mimar Sinan imzası var sonuçta. Girince görüyoruz ki içerisi de dışarıyı aratmıyor. Yine Türk’ten çok yabancı dolu. Bir turist grubuna rehber camiyi anlatırken kulak misafiri oluyorum. Camiyi yaptıran Rüstem Paşa‘nın Kanuni Sultan Süleyman‘ın damadı olduğunu söylediğinde hep bir ağızdan, şaşkınlık içinde “Aaa!” nidası yükseliyor.

rustem-pasa-camii-eminonu

Arap turistlerden biri oturmuş kubbeyi inceliyor. Biz de yere oturup başımızı kaldırıp kubbeyi seyre dalıyoruz. 

rustem-pasa-camii-eminonu

Kubbenin sadeliği huzur buldururken, duvarlardaki çiniler okyanustaki dalgalar gibi. Sular haşin, içinde binbir canlı. Hz. Musa denizi ikiye yarmış, biz ortasındayız.

rustem-pasa-camii-eminonu

İçerisi küçük ama fazlasıyla görkemli. Öğrendiğime göre Mimar Sinan camiyi yaptıktan sonra ilk başta pek beğenilmemiş. Hatta Rüstem Paşa‘yı kıskanıyor, ondan böyle yaptı diyenler bile olmuş. Ama sonra işin içine güzelim çiniler girince işler tersine dönmüş ve cami ihtişamıyla görenleri kendine hayran bırakmaya başlamış.

rustem-pasa-camii-eminonu

Nedenini bilmiyorum ama Rüstem Paşa Camii‘ne girince biraz olsun boğuluyor gibi hissettim. Normalde camiye girince insan bir ferahlar, rahatlar, huzur bulur ama burada sanki duvarlar üstünüze geliyor duygusuna kapılıyorsunuz. Tabii bana öyle gelmiş de olabilir.

rustem-pasa-camii-eminonu

Tek minaresi olan, çukurda kaldığından Mimar Sinan’ın altta dükkanlar, üstte cami olarak tasarladığı Rüstem Paşa Camii‘ni mutlaka görün derim. Muhteşem güzellikteki İznik çinilerini arkanıza alarak bir fotoğraf çekilmeden de gitmeyin sakın.

rustem-pasa-camii-eminonu

Rüstem Paşa Camii Nerede?

Rüstem Paşa Camii Eminönü’nde. Meydana geldiğinizde rahatlıkla görebileceğiniz bir konumda yer almakta. Tahtakale semtinde, Hasırcılar Çarşısı içinde bulunan camiye caddenin hemen arkasında kalan sokaktan ulaşabilirsiniz. Zaten tabelası da karşınıza çıkacaktır.

4 YORUMLAR

  1. Eminönü`ne kaç kere gittim hiç görmedim desem:(
    Yakında İstanbul`a gitme ihtimalim var, görmeliyim mutlaka.
    Çok güzel görünüyor. Belki biraz küçük olduğu için boğuluyor hissi gelmiştir sana. Ya da çiniler fazla olduğu için. Bu his bana genelde Katolik ve Ortodoks kiliselerinde olur. Ağır süslemeler, altın kaplamalar fazla olduğundan kasvetli gelir hep. (yapılan işlere itirazım yok elbette, müthiş!) Protestan olursa severim bak. Hele hele İskandinav tarzı ise (ortadan, kenardan bir gemi sallanır, beyaz renk hakim, oymalı işler yok denecek kadar az genelde) otur huzur bul:)

  2. @Semi M.Eller Ben de görmemiştim; büyük skandal değil mi? 😀 Hem küçük, hem de çinilerin yoğunluğundan bana öyle geldi kesin. Dediğin kiliseler daha feci, hatırladıkça içim daralıyor. 😀 İskandinav kilise hiç görmediğim için yorum yapamayacağım. :(:D

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here