Ana sayfa Uncategorized Ruh İkizi

Ruh İkizi

209
6
Ders çıkışlarında her zaman gittiği ve huzur bulduğu kafedeydi o gün de. Her geldiğinde oturduğu masası, şansına boştu. Bu masayı seviyordu. Çünkü hem kapıdan kimin girdiğini ilk o görebiliyor, hem de masa kuytu bir köşede kaldığı için etraf tarafından rahatsız edilmeden, başka dünyalara yolculuk edebiliyordu. Bir kahve söyledi her zamankinden. Sütlü ve çok şekerli. Acı ve tatsız şeyleri sevmezdi. Kahvesinin gelmesini beklerken favori dergisini karıştırmaya başladı. Bir yazıyı okumaya başladıktan hemen sonra düşüncelere daldığı için tekrar başa dönüp yeniden okuması gerekiyordu. Bugün hayal günü olmalıydı. Sonunda kahvesi geldi. Kafe, dışarıda yağan yağmur yüzünden kalabalıktı. Sevmezdi kalabalığın uğultusunu, gereksiz sesleri ve sahte kahkahaların gürültüsünü. 
O sırada içeriye biri girdi. Şemsiyesi yüzünü kapattığından ilk başta içeriye girenin kız mı erkek mi olduğunu seçemedi. Bir tek o bakıyordu kapıya. Bir tek onun ilgisini çekmişti bu yeni ziyaretçi. Şemsiyesini kapatıp kafasını kaldırınca bunun bir kız olduğunu anladı. Kız önce boş bir masa aradı, sonra onun tam karşısındaki masaya oturdu. Ellerindeki kitapları ve dergiyi masaya koyup, paltosunu çıkarttı. Kızın hareketlerini dikkatle izliyordu, ondan hiç kimseden etkilenmediği kadar etkilenmişti. Kız bir kahve söyledi. Sütlü ve çok şekerli. Adam duyduklarına inanamadı. Sonra kız kahvesini beklerken dergisini okumaya başladı. Okuduğu dergi kendi dergisinin aynısıydı. Bu kadar tesadüf de fazlaydı artık. Ruh ikizi dedikleri şey bu muydu yoksa? Gidip kızla tanışmalı mıydı? Hayır bunu asla yapamazdı. Çünkü oldukça utangaçtı ve bir kızın yanına gidip onunla sohbet etmeye başlayacak kadar cesareti yoktu. İlk hamleyi kız yapsın diye bilerek dergisini yere düşürdü. Kız kafasını kaldırıp bir anlık onun oturduğu masaya baktı. Sonra tekrar dergisini okumaya devam etti. Hamle başarısız olmuştu. B planını uygulama zamanı gelmişti. Hayattaki tüm utangaçlığına, tüm korkaklığına inat kızın yanına gidip, ona çok güzelsiniz diyecekti. Nefesini tuttu ve ayağa kalktı. Tam o anda içeriye biri girdi. Bir adam. Adam kafede oturanlara hızlıca göz attıktan sonra hedefine doğru yöneldi. Karşı masasında oturan kızın yanına gelip yanağına bir öpücük kondurdu. Bu sahneyi gördükten sonra, tüm cesaretini toplayıp kızla konuşmaya gidecek olan adam, aynı hızla eşyalarını toplayıp kapıya doğru yöneldi. Artık bir daha o kafeye gitmeyecek, ruh ikizini başka kafelerde arayacaktı… 

6 YORUMLAR

  1. ''Aşık olmana filan da gerek yok ! Oturup aynı şeylere içsek bile yeter..'' isimli yazımı hatırlattın bana 🙂 Güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim iyi bloglamalar ..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here