Ana sayfa Animasyon Kırdın Kalbimi, Gel Al Gönlümü

Kırdın Kalbimi, Gel Al Gönlümü

208
8
Wreck-it Ralph (Oyunbozan Ralph) filmi atari oyunlarının iç dünyalarına girerek oyunlar arası bir macera içinde iyi ve kötü kahraman imajlarına farklı bir açıdan bakıyor.
Wreck-it Ralph

Filmin konusu; Tamir et Felix’in gölgesinde kalan kahramanımız Ralph öyle ki oyunun 30. yıl kutlamasına bile çağırılmaz. Bunun üzerine bir madalya kazandığında kendisine saygı duyulacağını ve sevileceğini düşünen Ralph, Hero-Duty oyununa kılık değiştirip girerek o oyundaki madalyayı bir nevi çalar. Ancak o oyunun içindeki yaratık ve Ralph, Sugar Rush ya da başka bir ifadeyle Şeker Diyarı oyununa girince işler bir hayli karışır.

Şimdiki çocuklar da oynuyor ama bizim zamanımızda daha yaygındı bu atari ile oynama durumu. Bölüm geçmeye çalışırken bir ton jeton harcardık. Teknolojinin gelişimiyle birlikte atari salonlarının yerine Play Station salonları alsa da büyük AVM’ler gibi yerlerde yine atarileri görmek mümkün. Filmde görülen seçilmiş atari oyunlarıyla hem erkek hem de kız izleyiciler hedeflenmek ve bir orta yol tutturulmak istenmiş. Keyifle izlediğim bir animasyondu, hatta ikinci kez kardeşimle birlikte tekrardan sıkılmadan seyrettim.

2012 Akademi Ödülleri‘nde En İyi Animasyon Oscarı‘nı Brave’e kaptırdığını da söylemeden geçmeyeyim.
Şimdi gelelim işin diğer boyutuna…

Filmin zaten en başından Şeytan karşımıza çıkıyor. Sabret derken?
Oyun dünyalarının girişlerindeki semboller Horus’un Gözü‘ne benzemiyor mu?

Gözü olanın gözü çıksın arkadaş!

Biraz daha detaylı bakarsak eğer…

Filmde bariz semboller olmasına rağmen benim göremediğimi şu blog görmüş. Detaylı inceleme için ziyaret etmenizi öneririm. Oradaki bilgilerden kısaca geçeceğim özet bile eminim sizi şaşırtmaya yetecektir. 

O yazıya göre filmimizde yer alan karakterlerden Felix İsa‘yı, Ralph ise Şeytan‘ı temsil etmekte. Filmde de görüleceği üzere Ralph daha güçlü, Felix ise ruhen ve fiziken daha zayıf gösterilmiş. Felix marangoz rolünde. Bilindiği gibi Hristiyanlıkta İsa da marangoz olarak bilinir. Ralph sürekli olarak kendisini aralarına almamalarından şikayet ediyor ve bu haksızlık diyor (Cennetten kovulan Şeytan). Hatta oyunun 30. yıl partisine bile çağırmıyorlar. Daha sonra Ralph ve Felix’in kapıda konuşmaları üzerine Ralph partiye katılıyor. Yalnız o sırada evin tavanı Felix’in üzerine yıkılıyor ve Felix ölüyor. Ancak daha sonra “yeniden canlanıyor”. İşin garipliği bu ya, kutlama pastasını yapan karakterin adı da Mary (Meryem Ana). Ralph pastaya bakıyor ve “Hepiniz yukarıdasınız da ben neden aşağıdayım?” ve kendi figürünü aşağıdan alıp binanın tepesine koyuyor. Bunun üzerine bina sorumlusu olan Gene, Ralph’ın figürünü alıp aşağıya geri koyuyor. 
Buradaki Gene karakteri giydiği beyaz kıyafet ve ceketinin üzerinde büyük harfle yazan “G” harfi ile “God” yani Tanrı‘yı temsil ediyor. Şimdi burada verilmek istenen mesaj şu: Bakın Tanrı ne kadar sinirli ve kötü. Şeytanı da haksız yere Cennet’ten kovdu. Aslında Şeytan o kadar da kötü değil, ne kadar sempatik.
Bir başka örnek: Ralph, Pac-Man’den kiraz aşırıyor. Normalde kurallar gereği bir oyundan dışarıya bir şey çıkartmak yasak. Yani bu bağlamda kiraz da “yasak meyve” olmuş oluyor. Ralph’ın elindeki kirazın büyüklüğüne baktığımızda elmayı çağrıştırdığını söyleyebiliriz. Yasak meyve ve elma ikilisi size neyi hatırlattı? Adem ve Havva desem, Cennet Bahçesi desem? Gariplikler bununla da sınırlı değil. Ralph kirazın tekini getirip diğer oyun karakterlerine veriyor. Oradaki yılan da dikkatinizi çekmiştir umarım. Cennet Bahçesi’ndeki yılanı da bilmeyeniniz yoktur sanırım.
Yine aynı blogtaki yazıdan bir başka örnek vereyim. 
Felix İsa’yı temsil ediyor demiştik. Yukarıdaki resimdeki sahnede Felix ve Hero-Duty oyunundan kadın asker Calhoun bir bataklığa düşüyorlar. Sahne Felix’in kolları iki yana açması ile başlıyor (İsa’nın çarmıha gerilişi). Felix buradan kurtulamayacağız diye çırpınırken Calhoun Felix’e bir tane çakıyor ve bunun üzerine üstteki “taffy” şekerlemeleri gülmeye başlıyor ve sarmaşık gibi aşağıya sarkıyorlar. İsa çarmıha gerilirken de etrafındaki Roma askerleri onunla alay ediyordu, Calhoun’un da asker olduğunu belirtmiştim. Calhoun’un sekiz kere Felix’e vurmasıyla şekerlemeler tam olarak aşağıya iniyor ve ikisi de “göğe yükselerek” kurtuluyorlar.
Kapının üçgen olması tamamen tesadüf. Lütfen altında başka şeyler aramayın.
Ralph’ciğimiz piramite tırmanır gibi en tepeye çıkıp parlak madalyayı boynuna asıyor. 
Ne gurur verici bir tablo değil mi?

Kilise camları zaten normalde hep böyle üçgen şeklinde olur ve tam ortasında bir göz gibi daire olur.

Wreck it Ralph (Oyunbozan Ralph) IMDb Puanı: 7.8 Benim Puanım: 7.5 / 19.02.2014


8 YORUMLAR

  1. Sence gerçekten bu semboller etkiliyor mudur seyredenleri? Ciddi soruyorum. Orhun da bir şeyler anlatıyor ama benim çok kafama yatmıyor açıkçası. Evde İlluminati'yle ilgili bir kitap var, henüz okumadım ama sayende elimdeki kitap bitsin hemen ona başlayacağım:) Ve İlluminati hakkında ayrıntılı fikirlerini belirten bir yazı bekliyorum:)

  2. @sezer eser perker Tabii etkilemez olur mu, hem de fena etkiliyor. Sonuçta animasyon deyip geçmemek lazım bunlar milyar dolarlık işler. Alttan alta ya da doğrudan verilen mesajlarla bazı olguların beyinlere işlemesi amaçlanıyor. Subliminal diye kanıtlanmış bir olay var sonuçta. Reklamcılık okuduğum için derslerden de biliyorum. Reklamlara da neler neler yerleştiriliyor da haberimiz yok. Bu tarz filmlerde sadece subliminal mesajlar yok tabii. Ayrıca bu tarz filmlerin dünyada yayılımı ve seyircisi daha çok olduğundan sembol, mesaj vs.leri dolduruyorlar içlerine. Illuminati olayı sadece animasyonlarla sınırlı da değil. Illuminati hakkında yazmaya başlarsam sonu gelmez o yüzden gerek yok. Diğer sitelerdeki yazılara link vererek belki bir yazı yazabilirim. Ama sonuçta küçümsenmeyecek bir konu değil. 🙂 Ha belki Hristiyanları daha fazla etkiliyor olabilir. Çocuğuna Şeytan kötüdür de de ondan sonra etkinlik olarak sinemaya götür orada da şeytanı sevimli, masum, Tanrı'yı da sinirli ve suçlu göstersinler. Ben bile seyrederken Ralph'e haksızlık yapılıyor diye düşündüm ve o Gene karakterine gıcık oldum. 🙂

  3. Reklamlarda yapılanları biliyorum, ya da mesela tüketimi arttırmak için mağazalara sıkılan kokuları, dekorasyon tarzını vs. Ama hala şu üçgen içindeki gözü göre göre nasıl bir etkilenme oluyor onu anlamış değilim:) Dediğim gibi Illuminati incelediğim bir konu değil gerçi. Bakacağım.

  4. @sezer eser perker O üçgenler, göz vs. zaten kendilerinin imzası gibi bir şey. Mesela bu filmde normalde verilmek istenen Şeytan iyi, Tanrı kötü mesajı. Bu tarz mesajlar sürekli tekrarlanıyor ki çocukların vs. aklına iyice kazınsın. 🙂 Benim de bilgilerim yüzeysel, iyice araştırmam gerek aslında.

  5. İzlerken hiç bu şekilde düşünmemiştim ve hiç bir anormallik fark etmeyerek izlemiştim.

    Bu konu hakkında çok örnek gördüm, çizgi film arasına gerçek pornografik görüntü koyanlar, pornografiyi çağrıştıracak objeler ve kelimeler koyanlar, ilüminati işaretlerini bire bir koyanlar fakat bu animasyon da bulunanlar biraz zorlama gibi olmuş sanki.

    Bazen düşünüyorum da ben içimde hiç bir kötülük olmadan bir animasyon filmi hazırlasam yine böyle şeyler bulurlar mı? 🙂

  6. @Beyaz Kitaplık Anormallikleri fark etmeden izlediyseniz film başarılı olmuş demektir. 🙂

    Howl's Moving Castle'daki gözler için zorlama diyebiliriz ama bu filmde verilmek istenen mesaj için zorlama demek biraz yanlış olur kanımca (ya da siz fazla iyi niyetlisiniz). 😀

    Buluruz hiç merak etmeyin, bizim içimiz fesat. 🙂

  7. Merhaba. Animasyon filmleri severiz izleriz de:) Brave i izlemiştim çok hoştu… Buna da bir bakalım nsaılmış, ayrıca yazıyı okumasam belki de dikkatimi çekmezdi detaylar… Analizler geniş… Bilinçaltına yerleştirme politikası illaki vardır elbet.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here