Ana sayfa Uncategorized Nasıl Ölmek İsterdiniz?

Nasıl Ölmek İsterdiniz?

317
4

Ölümden kaçmak, onu aldatmak mümkün müdür? Hiçbirimiz ölmek istemiyoruz ve hepimiz 100 yaşına kadar yaşayacağımızı düşünüyoruz. Size bir sır vereyim o zaman: Hepimiz öleceğiz!

Ölümden kaçmak mümkün olmadığına göre asıl merak edilen soru nasıl öleceğimizdir. Herkes öleceğini biliyor ama kimsenin nasıl öleceği hakkında en ufak bir fikri dahi yok. Aslında nasıl öleceğimiz düşüncesi genelde çevremizdeki insanlar öldüğünde aklımıza geliyor. Televizyonda trafik kazası geçiren birini gördüğünüzde ya da bir hastalık dolayısıyla ölen birini gördüğünüzde kendinizi hemen o insanın yerine koyuyor, kendi ölümünüzü düşünmeye başlıyorsunuz. Bu düşüncenin sonunda çoğunluğun verdiği cevap ise ‘yatağımda huzurlu bir şekilde uyurken ölmek’ oluyor. Size ikinci bir sır daha vereyim: Yatağında huzur içinde uyuyarak ölen insan sayısı pek de fazla değil, hatta yok denecek kadar az.
Siz nasıl ölmek isterdiniz bilemem ama, ben öldüğümü fark etmeden ölmek isterdim. Yani her şey bir anda olsun ve ben ne bir acı hissedeyim ya da içimi bir korku kaplasın. Hayat neler gösterir tabi bilinmez. Ekmek almaya giderken araba da çarpabilir, kafama göktaşı da düşebilir.
Peki ya ölüm sonrası? Bizde yabancılarda olduğu gibi vasiyet bırakma kültürü çok fazla olmadığı için kişinin öldükten sonra ne yapılmasını istediği hiç bilinmez. Çünkü kişi ölüm meleğinin ona hiç uğramayacağını düşünmüştür ve geride bir not vb. bir şey bırakmamıştır. Benim size tavsiyem öldükten sonra yapılmasını istediğiniz şeyleri bir yere yazmanız ve öldükten sonra açılmak üzere bir zarfa koyup, mühürlemenizdir.
Örneğin ben öldüğüm zaman kuru kuru gömülmek istemiyorum. Mezar taşında gözüm yok. Çünkü bana göre mezar taşının dinimizde de yeri yok. Benim param var diye mezarıma süslü ve gösterişli bir taş konulurken, yanımda yatan parası olmayanın suçu ne? Mezar taşı olduğu zaman öbür tarafta farklı bir muamele de yok bildiğim kadarıyla. Sonuçta mezar taşım olsa da olur olmasa da olur.
Benim içim öldükten sonra önemli olan adıma yapılacak olan törendir. Cenazeme herkes şık gelmeli, rüküşler mümkünse içeri alınmamalıdır. Takıntılı olduğum için kadınlar saçlarını münasip bir biçimde yaptırmalıdırlar. En sevdiğim insanlar çok fazla uzun olmayan, etkili konuşmalar hazırlayıp benim ne kadar ‘süper’ bir insan olduğumu herkese hatırlatmalılar. Kürsüye çıktıktan sonra “Kusura bakmayın daha fazla konuşamayacağım ühü ühü” gibi mazeretleri asla kabul etmem. Kendini toparla öyle çık arkadaşım! Hayatımdan kısa kesitler, resim ve videolar halinde perdeye yansıtılabilir. Okunacak olan dualar hem Arapça hem de Türkçe olmalıdır. İnsanlar ne okunduğu bilsin değil mi ama! Tüm bunlar yapıldıkta sonra, Monaco’daki villam da kardeşime kalabilir. Gördünüz mü, herkesin gitmek isteyip de gitmekten çekindiği, matem havasının hâkim olduğu bir cenazeyi nasıl da gidilebilir bir hale getirdim.
Eminim sizin de böyle uçuk fikirleriniz vardır. Ya da siz ölümsüz olduğunuz için ‘Acaba ben öldükten sonra ne olacak?’ diye hiç düşünmemişsinizdir. Ölümü düşünen de düşünmeyen de tadacak, o nedenle uzun lafın kısası, Allah hepimize uzun ömür versin!
Güven

4 YORUMLAR

  1. Uzun ve hayırlı ömür nasip etsin Rabbim. Ve kolay, acısız yani kısaca güzel ölümler nasip etsin.
    Belki sabah sabah çok afakanlı olacak ama o yanarak ölenleri düşündükçe fena oluyorum. O yüzden diyorum ya acısız olsun.
    Ben öldükten sonra törenimi değil de ben ölünce, ben bu dünyada olmayacağım ya, o nasıl olacak onu düşünüyorum. Pek anlatamadım ama garip bir duygu bence.

  2. Benim inancıma göre her ruh bedenden ayrılırken acı çekecek. Mesela benim bissürü günahım var, ölürken uykuda da olsam, bi arabanın altında parçalanmış da olsam ruhum aynı acıyı çekecek.
    Günahsız biri de isterse bedeni paramparça olsun, ruhu bedeninden kolaycacık acı çekmeden ayrılacak.
    Allah herkese hayırlı bir ömür sonrası ölümlerin en hayırlısını versin.

    • Acı çekmemek için acı çektirmemek lazım. "Allah'ın yarattığı hiçbir şeye acı çektirmedim" ya da "çektirdim ama helallik aldım" diyebiliyosan ne mutlu sana.
      Neyse kurcalamayalım daha fazla :S
      (l&m tekrarı var şu anda)

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here