Ana sayfa Türkiye İstanbul Küçüksu Kasrı | İstanbul Kasırları

Küçüksu Kasrı | İstanbul Kasırları

640
1
PAYLAŞ
Ben bir önceki hayatımda şehzade ya da saray erkanından biriymişim sanırım. Zira kasır, saray ve köşklerin bu denli dibine düşmem ve kendimi oralarda yaşamış gibi hissetmemin başka bir açıklaması olamaz. Beykoz‘daki Küçüksu Kasrı‘na gidince de haliyle yine aynı duygular peşimi bırakmadı.

kucuksu-kasri-beykoz

Kasır Nedir? 

Kasır ya da diğer bir kullanımıyla kasr, hükümdarların, sultanların, padişahların (aa hepsi aynı kapıya çıkan insanlar değil mi yahu?) daha çok şehir dışında dinlenmek amaçlı yaptırdığı köşkten büyük ve şatafatlı, saraydan küçük yapılara verilen isim. Kelime olarak ise yüksek ve ferah bina; taştan veya kârgirden yapılmış küçük saray anlamına gelmekte.

Kasırın ne olduğunu öğrendikten sonra Küçüksu Kasrı‘nı anlatmaya devam edeyim isterseniz. İstanbul‘un Küçüksu semtinde bulunan kasra gitmek uzun süredir aklımdaydı. Anadolu Yakası’nı bizimkilerle gezerken önünden geçtiğimiz kasra, Pazar gününün kalabalığında yolumuz düştü. İstanbul’un her noktasında olduğu gibi Küçüksu Kasrı‘nda da Arap turistleri yoğun olarak görmek mümkün. Küçüksu diyoruz ama kasra, Göksu Deresi ve Küçüksu Deresi arasında yer aldığından Göksu Kasrı da denilmekteymiş.

kucuksu-kasri-beykoz

Küçüksu Kasrı Hakkında Bilgiler

  • Küçüksu ve çevresi Osmanlı döneminde padişahın has bahçelerinden biri konumunda.
  • Çeşitli kaynaklarda bu yöre “Bağçe-i Göksu” adıyla anılmakta.
  • Küçüksu Kasrı‘nın bulunduğu yerde daha önce I. Mahmud tarafından Divitdâr Emin Mehmed Paşa’ya iki katlı ahşap bir saray yaptırılmış; III. Selim ve II. Mahmud tarafından da bu yapı onarılarak kullanılmış.
  • Batılılaşma sarmış dört bir yanımı… Sultan Abdülmecid dönemine gelindiğinde, padişah bu alandaki eski ve ahşap yapıyı yıktırarak, yerine bugünkü kasrı yaptırmış.
  • Kasır, dinlenme ve av için kullanılan bir “biniş kasrı” niteliğindeymiş.
  • Küçüksu Kasrı‘nın mimarı Balyan Ailesi’nden Nigoğos Balyan. Küçük Mecidiye Camii (1843), Ihlamur Kasrı (1849), Dolmabahçe Camii (1852–1854), Adile Sultan Kasrı (1853) ve Ortaköy Camii (1854) diğer eserleri arasında. Ayrıca babası Garabet Amira Balyan ile birlikte Dolmabahçe Sarayı‘na da imzasını atmış önemli bir mimar kendisi.
  • Çoğu saray ve kasırların aksine Küçüksu Kasrı yüksek duvarlarla değil demir parmaklıklarla çevrili. 
  • Barok tarzındaki çeşmeyi III. Selim, 1803 yılında annesi Valide Mihrişah Sultan için yaptırmış.
  • Üç katlı kasır 400 metrekarelik alan üzerine kurulmuş.

Küçüksu Kasrı, Milli Saraylar‘a bağlı olduğundan Müzekart geçmiyor. Kimse kusura bakmasın ama Milli Saraylar’a bağlı hangi tarihi yapıya gitsem çalışanların beceriksizliği ve ilgisizliğiyle karşılaşıyorum. Bu Küçüksu Kasrı için de geçerli. Gitmeden önce sinirlerinizi aldırmanızı öneririm. Niye geldiniz havasında bir tavırları var ve fazlasıyla amatörler. Sanırsınız kendi evlerini millete ücretsiz olarak gezdiriyorlar. Biz gittiğimizde Arap turist fazlaydı, tek tük de yerli turist vardı. 

İçeriye öyle kafanıza göre girip gezemiyorsunuz. Gruplar halinde bir rehber eşliğinde toplamda 15 dakika (daha bile az olabilir) içinde gezip çıkmanız bekleniyor. Bir Milli Saraylar klasiği olarak içeride fotoğraf çekmek yasak. Bir yerde fazla beklerseniz hemen rehber acele etmeniz yönünde uyarıyor. 

Küçüksu Kasrı‘nın içindeki tavanlardaki süslemeler, her odada birbirinden görkemli şömineler, parkelerin mükemmelliği, mobilyalar, tablolar, aynalar kısacası her şey ayrı ayrı ilgi çekici ve göz kamaştırıcı. Ben sinirden hızlı hızlı gezip çıktım. Tam çıkarken iki Türk gezmeye geliyordu. Bizim rehber tamamen lakayıt bir tavırla, “Şimdi gezemezsiniz size saat verdiler mi, çıkıp bir saat alın (gezme zamanı) ondan sonra gelin” deyince adamlar haklı olarak dellendi tabii. Biz çıktıktan sonra da görevlilerden biri bizi gösterip “Bunlar gezdiler mi?” diye bağırarak rehbere soruyordu. He canım gezdik, al kasrını… İçerisi fazlasıyla güzel aslında ama siz iyisi mi bahçeye çıkıp temiz hava alın ve kasrı, banklara oturup dışarıdan seyredin derim.

Küçüksu Kasrı Ziyaret Bilgileri

Giriş Ücretleri: Tam 5 TL, İndirimli 2.5 TL. Müzekart geçmiyor. Ziyaret Saatleri: Pazartesi ve Perşembe günleri hariç her gün 09:00–17:00 arasında ziyaret edilebilir. Adres: Göksu Mah., Beykoz/İSTANBUL

1 YORUM

  1. Güzel bir gezi yazısı.
    Şunu belirtmek isterim ki önceki hayatlara sahip olma gibi bir durum olsaydı Allah bunu Kuran'da bildirirdi değil mi?Ama böyle bir şeyden bahsetmemiş.O yüzden bu tarz inançlara kapılmamak gerekiyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here