Ana sayfa Hikâye Kaldırımda Üç Kişi

Kaldırımda Üç Kişi

109
1
PAYLAŞ
kaldirimda uc kisi



“Bu yeni kitabın ne işi var burada? Okumayı sevmiyor musun yoksa?”
“Ben okuma yazma bilmem ki,” diye yanıtladı çocuk.
Yüzünde utanmayla, kızgınlık arası bir ifade…
Cahillikten utanma, onu okula göndermeyen babaya, ortanca çocuk oluşuna, masadaki iki zeytine, havlayan köpeğe, kadere kızgınlık.
“Ama çok güzel okuyormuş gibi yaparım.” 
Kısa bir sessizlik…
“Yap dersen yaparım.” 
Yine sessizlik…
Bu anı uzun zamandır bekliyormuş gibi bir anda oturdu kaldırımın kenarına. Ben de tam yanı başına.

Kaldırımda üç kişi.

Ben yap demeden başladı muş gibi yapmaya.
Kitabı eline aldı, kapağındaki çocuk resmine uzun uzun baktı.
Tam hadi başlasana dememe kalmadan ilk sayfayı çevirdi.
Buna benzer çokça kitap okumuş, hatta bu kitabı bile defalarca okumuş biri edasıyla başladı okumaya, ya da muş gibi yapmaya.
“Kahramanımız Ali..” 
Bir anda durdu.
“Abi burada kesin Ali yazmıyordur da ben kendi adımı verdim çocuğa. Belki de yazıyordur kim bilir?” 
Ali’ymiş adı…
“Hah nerede kalmıştım…”
Parmağını ilk satıra götürdü, belleğinde Ali yazdığını düşündüğü yere.
Kahraman Ali, kitabın ana kahramanı.
“Kahramanımız Ali soğuk bir kış günü, sıcak yatağını bırakıp yine yollara düşmüştü…”  

Kaldırımda üç kişi.

Ben, Ali ve kağıt topladığı arabası.
İlk sayfa bitti. Çünkü Ali bitti dedi.
“Abi bir sayfa daha okuyalım mı?”
Kağıt topladığı arabasının içine attığı kitabın ikinci sayfasındaydık şimdi.
Ben okumayı bilerek, o tek kelime bilmeden muş gibi yaparak okumaya devam ettik.

Kaldırımda üç kişi. Ben, Ali ve kağıt topladığı arabası.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here