Ana sayfa Listeler Ölmeden Önce Yapılacaklar Listesi İstanbul Kültür Üniversitesi: Halkla İlişkiler ve Reklamcılık

İstanbul Kültür Üniversitesi: Halkla İlişkiler ve Reklamcılık

661
3
PAYLAŞ
Okuduğum okulları anlatmaya devam ediyorum. Liseden sonra sıra, sınavsız olarak geçiş yaptığım İstanbul Kültür Üniversitesi‘nde. İşletmecilik Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan Halkla İlişkiler ve Reklamcılık programından 2008 yılında mezun olmuş biri olarak biraz eski okulumdan bahsetmek istedim.

kultur-universitesi-myo

Meslek liselerinin şu güzelliği var; hiçbir sınava girmeden sadece diploma notunuza göre iki yıllık bir programa yerleşebilme şansınız var. Ancak tabii ki lisede okuduğunuz bölüme uygun olarak gireceğiniz bölümü seçmek zorundasınız. Ben de gazetecilik bölümünden mezun olduğumdan, onunla alakalı olarak, Radyo, Tv, Halkla İlişkiler, Reklamcılık gibi bölümleri tercih edebiliyordum. Böylelikle son karar olarak İstanbul Kültür Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Programı‘nda karar kıldım. (Benden sonra bölümden “Reklamcılık” kısmı kaldırılarak Halkla İlişkiler ve Tanıtım’a dönüştürülmüş)

Neden İstanbul Kültür Üniversitesi?

Aslında sınıftan, not ortalamasına göre ilk 4-5 kişi İstanbul Üniversitesi‘ne girebiliyordu. Bölüm de Radyo, Tv, Sinema‘ydı (2 yıllık) yanlış hatırlamıyorsam. Ama ben özel üniversitede eğitim daha iyidir mantığıyla, bir de üzerine %100 burs imkânı olunca direkt olarak İstanbul Kültür Üniversitesi‘ni tercih etmiştim. O zamanlarda da niye İstanbul Üniversitesi’ne gitmedin diyenler olmuştu ama bugün olsa yine Kültür’ü seçerdim sanırım. Kadir Has ve Bilgi Üniversiteleri burs vermediği için onları kafadan elemiştim. O kadar okul 2.’si olmuşum bir de üstüne para mı verseydim! Benim için tek zorluğu ise Şirinevler‘de yer alan okulun evime uzak olmasıydı.
Çağlayan-Şişli arasında yer alan Hürriyet Mahallesi’nde otururken önce bir süre durağa yürür sonra Yenibosna-Mecidiyeköy otobüsüyle okula giderdim. O yol hiç bitmeyecekmiş gibi gelirdi. Daha sonra Tarabyaüstü’ne taşındık ve biz taşındıktan sonra sağ olsunlar metrobüs yaptılar. Tarabyaüstü’nden okula gitmek de yine ayrı bir zulümdü. Bazı derslere geç kalınca arkadaşlar sağ olsun, “Hocam arkadaş uzak yerden geliyor ama!” diyerek bana destek olurlardı. Okuldan mezun olduktan bir süre sonra da Tarabyaüstü’ne metro geldi biliyorsunuz. Anlayacağınız bir yere metro vs. gelmesi için oradan taşınmam elzem bir durum. Şu anda yaşadığımız Göktürk’ten taşınırsak, garanti ediyorum 3 aya kalmaz metro yaparlar.

Derse Katılım Mecburiyeti

Derslere devam mecburiyetinin olduğu okulda, sınıfta yoklamada alınıyordu. Yoklama derken, tek tek isim okunmuyor tabii. Yoklama kağıdı sınıfta dolaşır, siz de isminizi, numaranızı yazar imzanızı atarsınız. Arkadaşınızın yerine imza atmaya kalkmayın sakın, yakalanırsınız. Derslere mümkün olduğunca katılım gösterin zira bazı hocalar sınavdan yüksek alsanız bile derslere katılmadığınızdan dolayı notunuzu düşürebilir.

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Programı Dersleri

4 yıllık bir üniversitede de okumuş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, okulda verilen eğitim için 4 yıllık bir lisans eğitiminin 2 yıla sığdırılmış hali diyebiliriz. Yani lisans seviyesinde dersler görüyorsunuz ve fazlasıyla bilgilenmiş oluyorsunuz. Benim zamanımda halkla ilişkiler ve reklamcılıkla ilgili derslerin yanı sıra, güzel sanatlar, fotoğrafçılık, istatistik gibi dersler de vardı. Dersler asla sıkıcı geçmez ve zaman zaman sunum yapmanız istenir. Kültür-sanatla ilgili olmanız da beklenir. Misal bir hocamız bizi gruplara ayırıp, opera, sinema, tiyatro vb. gidip onlar hakkında sunum yapmamızı istemişti.

dersarasi-reklam-yarismasi
Derslerin yanı sıra yarışmalara katılım konusunda da teşvik edilirsiniz (umarım şimdilerde bu teşvik daha da artmıştır). Biz arkadaşlarım Hande ve Merve’yle Reklam Yaratıcıları Derneği‘nin düzenlendiği Dersarası Reklam Yarışması‘na katılıp bir Birincilik, bir de Üçüncülük kazanmıştık. Daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’nin düzenlediği Adventure Reklamcılık Yarışması’nda finale kalıp, üniversite ekibi ve diğer yarışmacılarla birlikte eğitici ve keyifli bir hafta geçirmiştik. Bir de Üniversitelerararası Reklam Yarışması‘na katıldık ama onda başarılı olamadık ne yazık ki. Aslında burada okuldan çok sizin bu yarışmaları takip edip, peşinden koşmanız gerekiyor. Buradan hocalarım Yrd. Doç. Dr. Alev Ebin, Yrd. Doç. Dr. Güleda Yücedoğan ve Baki Kara‘ya da teşekkür etmiş olayım.

İki Yıllıktan Dört Yıllığa Geçiş

İki yılın sonunda isterseniz dört yıllık bir üniversiteye de devam etme şansınız var. Bunun içinse Dikey Geçiş Sınavı adında bir sınava girmeniz gerekiyor. Özel üniversiteler iki yıllık programlardan mezun olan kişilere yüksek kontenjanlar açarken, devlet üniversiteleri bu sayıyı oldukça sınırlı tutuyor. Tabii kontejanlar bölümüne göre de değişim göstermekte, ama yine de genele bakıldığından fazlasıyla düşük. Örneğin, benim dönemimde, istediğim bölüme Galatasaray Üniversitesi 1 kişi, Marmara Üniversitesi 4 kişi alıyordu.

Peki Dört Yıllığa Geçtikten Sonra Baştan mı Başlayacağım?

Bu durum üniversitesine göre değişiyor. Örneğin, Galatasaray Üniversitesi önceden okuduğunuz iki yılı yok sayıp okulu baştan başlatıyor. Bir yıl da Fransızca hazırlık okuduğunuzu varsayarsak önünüzde 5 yıllık bir süre daha olduğunu göz önünde bulundurun derim. Ancak benim kazandığım Marmara Üniversitesi gibi çoğu okul ise sadece ekstradan bir yıl İntibak sınıfı, 3. ve 4. sınıfı okutuyorlar. İntibak senesinde iki yıllıkta okurken görmediğiniz ya da görseniz de kazandığınız üniversiteye kabul ettiremediğiniz tüm dersleri bir yılda alıyorsunuz. Yani toplamda 1. ve 2. sınıfı atlayıp toplamda 3 yılda 4 yıllık lisans mezunu olmuş oluyorsunuz.
Sonuçta, İstanbul Kültür Üniversitesi İşletmecilik Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı sizlere önerebileceğim bir bölüm. Ancak tabii buraya girdikten sonra her şeyi okuldan beklemeden, kendinizi geliştirmeye çalışarak, bir şeylerin peşinden koşmak en önemlisi.

olmeden-once-yapilacaklar-listesi

3 YORUMLAR

  1. @sezer eser perker Aa hadi ya! Kültür Mantarları olarak kasıp kavuruyorduk biz bir aralar. Ahh eski günler.. Vakıf da nedir ne değildir diye bilmediğimden Google'a sordum. Bu ara TEMA vb. bir yere gidip gönüllü çalışasım var. 😀

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here