Ana sayfa Animasyon Neden Ateş Böcekleri Bu Kadar Çabuk Ölmek Zorunda?

Neden Ateş Böcekleri Bu Kadar Çabuk Ölmek Zorunda?

1826
13
Hotaru no haka (Ateş Böceklerinin Mezarı, Grave of the Fireflies) savaş döneminde hayatta kalma mücadelesi veren iki kardeşin hikâyesini anlatıyor.

Ateş Böceklerinin Mezarı

Aslan Kral‘dan sonra beni en çok etkileyen ikinci animasyon Hotaru no haka (Ateş Böceklerinin Mezarı, Grave of the Fireflies) oldu sanırım. 1988 yapımı, benimle yaşıt olan bu animasyonu izlediğinizde göreceksiniz ki diğer animasyonlardan oldukça farklı ve her sahnesi yüreğinizin sıkışmasına sebep oluyor.

Hotaru no haka (Ateş Böceklerinin Mezarı, Grave of the Fireflies)

“21 Eylül 1945, öldüğüm geceydi” diye başlıyor film. Bu vurucu cümle ve karşınızdaki çocuğun delici bakışlarıyla sizi allak bullak edecek bir hikâyeyle karşı karşıya kalacağınızı az çok kestirebiliyorsunuz. Birçok blog yazarın tavsiye ettiği filmi, son olarak da Zihnin Arka Sokakları, mutlaka izlemeniz gerektiğini düşündüğüm Okuribito filmine yaptığı yorumda bahsedince artık izleme zamanımın geldiğine karar verdim.
Savaşın tüm yıkıcılığının izleyiciye hissettirildiği filmde II. Dünya Savaşı yıllarında Japonya, Kobe‘deyiz. Babası donanmada görevli olan Seita, kardeşi Setsuko ve annesiyle yaşama çalışmaktadır. Ancak hava saldırısında ölen annesi, yok olan evleri, okulu, çalıştığı fabrika olmadan kardeşi ve kendisine bakmak zorunda kalacaktır.
Aslında filmden bu kadar etkilenmemin en önemli nedeni sanırım benim de bir abi olmam. Filmi izlerken kendimi sürekli Seita‘nın yerine koydum, acaba ben ne yapardım diye düşündüm. İki kardeşe başta her şey kolay ve eğlenceli gelirken, kendi dünyalarını, hatta cennetlerini yaratmışken sonraları hayatın tüm acımasızlığını bir tokat gibi çarpması üzerine açlık ve hastalığın pençesinde boğuşmaları izleyici de ters köşe yapıyor.
Hotaru no haka (Ateş Böceklerinin Mezarı, Grave of the Fireflies)
Bu tarz filmlerin kötü yanlarından biri de hayatınız boyunca peşinizi bırakmayıp, her ayrıntıda hatırlanıp sizi hüzne boğmasıdır. Bahçede uçuşan ateş böceklerini gördüğümde, şeker yerken, pilav yerken, en basiti karpuz yerken hep aklıma Setsuko gelecek ve o an lokmalar boğazımda düğümleniverecek.
Setsuko’nun abisine “Seita, Seita” diye seslenişleri… Son sahneye kadar dayandım, dayandım, ama gittim sonunda yine koyverdim gözyaşlarını.

Filmi seyrettikten sonra öğrendiğime göre, filmin senaryosu 1967 yılında yayımlanan Akiyuki Nosaka‘nın filmle aynı adı taşıyan yarı otobiyografik romanına dayanmaktaymış. Nosaka kitapta, 1945 yılındaki Kobe bombalanmasının öncesi, sonrası ve sırasında yaşadıklarını anlatmış. Kız kardeşlerden biri hastalıktan ölmüş, üvey babası yagın bombalamasında ölmüş ve kalan kız kardeşi ise Fukui’de yetersiz beslenmeden hayatını kaybetmiş. Kitabı da zaten kardeşine kişisel bir özür niteliğinde yazmış.


Filmin yönetmeni Isao Takahata aynı zamanda romandan senaryoya uyarlama görevini de üstlenmiş. Müzikleri de oldukça çarpıcı. Home Sweet Home‘u dinlerken tekrar hüzünlenmeniz yüksek ihtimal. 

Hotaru no haka (Ateş Böceklerinin Mezarı, Grave of the Fireflies, 火垂るの墓) IMDb Puanı: 8.5 Benim Puanım: 8.9 / 03.05.2014


13 YORUMLAR

  1. 2-3 sene önce izlemiştim yanlış hatırlamıyorsam. Ve dediğiniz gibi o günden bugüne bir şekilde karşıma çıktı film. Setsuko'yu aklımdan çıkaramadım. Hem de bir abi olmamama rağmen bu denli etkilemiş. "Neden ateşböcekleri bu kadar çabuk ölmek zorunda" repliği özellikle çok vurucu. "Bir animasyon insanı ne kadar derinden etkileyebilir" sorusunun cevabı niteliğinde aslında film. Gerçekten de çoğu animasyon olmayan dram filminden daha çarpıcı (herhalde en son Babel'de bu kadar darma duman olmuştum). Deyim yerindeyse izleyeni hüngür hüngür ağlatan türden. Beğendiğinize sevindim 🙂

  2. Merhabalar,

    Bu güzel filmin üstüne ben de size Miyazaki tavsiyesinde bulunacaktım ama Ponyo'yu izlemiş olduğunuzu gördüm. Yazınızla tekrar izlemiş kadar oldum.

    Sevgiler

  3. @Zihnin Arka Sokakları Animasyon böyle olmaz!! Bu kadar dram koyulur mu bir animasyona, olmaz ki ama! Setsuko zaten… Diyecek laf bulamıyorum. Teşekkürler tekrar öneri için. 😉

    @Ebruts Merhaba, Miyazaki'nin çoğu filmini izledim, hastasıyız. 😀

    @sezer eser perker İyi seyirler o zaman şimdiden, fazlasıyla dram içeriyor uyarayım baştan. 🙂

    @Ponti Setsuko'ya dikkat! Ben çok beğenip etkilendim ama belli olmaz tabii. 🙂

  4. Beğendiğinize sevindim 🙂 Ebruts'un Ponyo önerisinin yanına ek olarak ben de Rüzgar Yükseliyor'u öneririm. Farklı bir Miyazaki filmi olmuş. Diğer filmlerine göre daha gerçekçi ve biraz da drama içeriyor (bu film kadar değil elbette :D). Sinemadan çıktığımda kafamın içinde hala uçaklar uçuşuyordu. Çok etkilenmiştim 🙂

  5. @Güven Turan Ben de en yakın zamanda tüm Miyazaki animasyonlarını izlemek istiyorum.

    @Zihnin Arka Sokakları, aslında Ponyo'dan önce önerim Spirited Away olurdu. bahsettiğiniz animasyonu da çok merak ettim, sinemada izlemeniz ne büyük ayrıcalık. Ben bu animasyonun vizyona girdiğini bile görmemişim, üzüldüm.

  6. Bunu görünce aklıma Hayao Miyazaki filmleri geldi ki kendisi animasyonun ustalarındandır… Animasyon filmleri de dünya çapında ilgi görmüş. Ayrıca Isaho Takahata en yakın çalışma arkadaşıymış… Her neyse ben bi filmini önerecektim. Yürüyen Şato isimli bir filmi var… Tavsiye ederim. Güzel tatlı bir filmdir…. Ödülleri de var.

  7. Hımmm zaten izlemişsindir:) Yorumlara bakınca şimdi farkettim ki zaten hastasıymışsın:)
    ne güzel ne güzel:) e hoş filmdi dimi dediğim de:)? yorumu kurtaralım bari:)

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here