Hangi Kelime Nasıl Yazılır?

Hangi Kelime Nasıl Yazılır?

4754
35
PAYLAŞ
Ben takıntılı bir insanım. Takıntılı olduğumu zaten beni az çok takip edenler bilirler. Twitter‘da tweet atmadan önce bile kırk kere okuyorum. Yanlış yazıp göndersem anında silip tekrar yazıyorum. Örneğin “-de” ayrı yazılacak ama ben birleşik mi yazdım, o tweet hemen silinecek, işte o kadar!
Hangi Kelime Nasıl Yazılır?

Zaman zaman da bazı kelimelerin doğru yazılışları konusunda ikileme düştüğüm oluyor. Bu zamanlarda tek dostum ve yardımcım Türk Dil Kurumu Sözlüğü. Yazı yazarken sıklıkla kullanıyorum, bir kenarda açık durur. Sizlere de tavsiye ederim. “Ne sözlüğü, bu yaştan sonra sözlüğe mi bakacağım? Bilmiyor muyum ben nasıl yazılacağını!” demeyin. Reklam ajanslarının çoğunda bile sözlük ve yazım kılavuzu sıklıkla kullanılmakta. Çünkü yazımı yanlış olan bir sözcük, yanlış kullanıımı ile birlikte zaman içinde doğru olarak kabul edilebiliyor ve bizler de istemeden de olsa bu yanlışı devam ettiriyoruz.
Sergül (Serrose – Yolun Neresindeyim) de yazmıştı bu konuda ama onun yazdığı yazıyı bulamadım. Hatta başka yazan bloggerlar da vardı ama hatırlamıyorum şimdi. Kendilerini hatırlatırlarsa yazılarının linkini eklerim hemen.
Herkesin bir yazı dili var ve kimsenin kimseye sen neden böyle yazıyorsun deme hakkı yok. Çünkü bloglar özgür alanlar. Yani ben istersem “Bıgün cik gizildi” şeklinde de yazabilirim. Kimse de bana bir şey diyemez. “Gelicem, gidicem” yazanları da yadırgamıyorum. Ancak “gelicem” demek yazı değil, konuşma dilidir. Yani “geleceğim” yazıldığında zaten “gelicem” diye okunur. Zira Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Benim bu yazımın hedef kitlesi ise tamamen doğru yazdığını düşünüp de yanlış yazanlar.
bloğunu değil blogunu : Şimdi burada ortak bir karara varılması gerekiyor. Çünkü Türkçe sözlükte blog diye bir kelime yok. Yani blog İngilizce bir kelime. Bu nedenle bloğu demek biraz garip oluyor (“girl”-“girlü” demediğimiz gibi). Yok hayır efendim, artık blog kelimesi sözlüğümüze girmiştir derseniz “bloğu” doğrudur. Ama o zaman da “blok” kelimesi karşımıza çıkıyor. Blog-bloğu ve blok-bloğu nasıl ayıracağız?
baya değil bayağı: Bu kelime beni uzun süre deli etti diyebilirim. İlk başlarda “bayağı” şeklinde yazıyordum, baktım herkes “baya” diye yazıyor, dedim herhalde ben yanlış yazıyorum. Sonra Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü’ne bir baktım baya diye bir kelime yok. Kelimenin doğrusu bayağı efendim.
herkez değil herkes: Hülya Avşar’ın zırt pırt herkez demesi üzerine herkes onu örnek alır gibi “herkez” demeye başladı. Herkez ne arkadaş! Oldu olacak Çerkez de.
hiç bir, bir kaç, her hangi, herşey değil. Doğrusu: hiçbir, birkaç, herhangi, her şey.


“okadar” yanlış – “o kadar” doğru.
“ramen” yanlış – “rağmen” doğru.
“mesala” yanlış – “mesela” doğru
Benim şimdilik aklıma gelenler bunlar. de’ler-da’lar, ki’ler konusuna ise hiç girmiyorum.
Sizin de aklınıza gelen başka kelimeler, hatalar varsa paylaşın, hemen eklerim. 😉
ayca > Soru eklerinin ayrı yazılması, noktalama işaretleri kullanılması.
Semi M.Eller > Anadili değil ana dili. “musmutlu” diye bir kelime ise Türkçe’de yok.
Tankut Yıldız > Blog kelimesi ek aldığında kesme işareti ile ayrılması gerektiği taraftarı.
Antrparantez: Yaygın kullanılan anlamı aksine “parantez arasında belirtmeliyim ki…” gibi bir anlamı vardır.
SadeAnne > Felan değil falan.
Su > Hala değil hâlâ.

35 YORUMLAR

  1. Güzel konu. Buradan, okurken gözlerimi resmen şaşı yapan bazı blog yazarlarına seslenmek istiyorum o halde: Soru eklerini lütfen ama lütfen ayrı yazın. Yalvarıyorum ama lütfen. Resmen gözlerim bozuluyor ayrı yazılması gereken herşeyi bitişik yazdığınızda!
    Bir de noktalama işareti kullanın. Özel isimden sonra gelen ekleri kesme işaretiyle ayırmayı geçtim (o da çok önemli ama) bari cümle sonuna nokta koyun ey bazı blog yazarları. Bir dil en çok yazım yanlışlarından darbe alır; çünkü söz uçar yazı kalır, yazım yanlışı da kalır.

    • Bazıları da yazım yanlışı yaptığını bile bile devam ediyor. Onlara göre samimiyetin anahtarı bu yanlışlar sanırım. Cümle sonuna nokta koymayan da varmış, fenaymış o zaman. 😮

  2. Merhabalar.
    Ben bir azeri olarak türkçeyi filmlerden, dizilerden, programlardan duyduğum kadarıyla öğrendim.

    Sonra bloglarda türk arkadaşlarımın yazdıklarını okudukca da "gelicem, baya, bekliyicem" gibi sözlerin böyle yazılması gerekdiğini düşünüyordum.Ama aslında yanlış yazıyormuşum bu kadar zamandır…

    Bu yazıyı yazmanız iyi oldu, çünkü bir çok kelimenin doğru yazılma şeklin öğrendim 🙂

    Teşekkürler…

    • Merhaba,

      Dediğim gibi yanlışı devam ettire ettire doğruya dönüştürüyoruz ki bu çok yanlış bir durum. Ben sadece birkaçını yazdım, yoksa daha bir ton kelime var. 🙂

      Sevgiler…

  3. Senin tüm takıldıklarına ben de çok takılıyorum. Yazdığım yazıları yayınlamadan önce sayısız okurum. TDK sözlüğü elimin altındadır.
    Blog yazılışı benim de kafamı kurcaladı. Pek de düşünmemişim önceden. Ama haklı olabilirsin, yani blogu daha doğru olacak bence.
    Benim aklıma takılan son dönemde pekiştirme sıfatı olarak yazılan ama bir şey ifade etmeyen, tamamen yanlış olan "musmutlu"!
    Genelde de söyle bir cümle oluyor: "Size musmutlu bir haftasonu diliyorum."
    Bu arada hafta sonu yazılımı da yapılan yanlışlardan biri, herkes birleşik yazıyor.
    Dün benim yazıyı yazarken sözlüğe bir baktım, "anadili" ayrı yazılıyor. Kendime kızdım nasıl bilmiyorum diye.
    Blog yazmak tabii ki özgürlük ama bu kadar olmamalı, tek tük gözden kaçmış hata olabilir ama bariz hataları artık midem kabul etmiyor.
    Eşim sonradan Türkçe öğrendi ama inan firma yazışmalarındaki korkunç hataları buluyor ve bu ilk defa şöyle söyledi: "Sizin üniversite mezunları nasıl böyle bir hata yapabiliyor?"
    Haklı, çünkü bu biraz da hayata bakıştır aslında. Okumuşsun ama ana diline gereken önemi vermiyorsun, yazdığın yazıları tekrar okumuyorsun, özensiz iş yapıyorsun…gibi anlamlar çıkarılır bu durumdan.
    Liste uzun aklıma geldikçe gelir yazarım.

  4. "Ama o zamanda "blok" kelimesi karşımıza çıkıyor." derken oradaki -da da ayrı, gözden kaçmış =)) Bu blog kelimesi bana da dert oluyor zaman zaman. Aslında Türkçe'ye geçtiğini ve artık bloğu-bloğa şeklinde kullanılması gerektiğini düşünüyorum ama aşırı (!) güncel çalışan TDK'ya bakınca öyle bir kelime yok. Dolayısıyla kelimenin hala İngilizce olduğunu ve gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Blog'umda da bu şekilde kullanıyorum.
    Ekstra bir yazım kuralı olarak: Anti-parantez kullanımını görüyorum zaman zaman. Öyle bir şey yok! Var da, parantez dışında demek. Kullanıldığı yerlerde söylenmek istenen antre-parantez (Fransızca'dan gelen bir abimiz) "parantez arasında belirtmeliyim ki…" gibi bir anlamı var.
    Bir de ben dillerin yazılışında zorlanıyorum. Türkçesi derken ayırmak gerekmiyor mesela ama Türkçe'nin derken ayrılıyor falan, pek karışık. Onun için de bir tablo yerinde olur inanır mısın? =)

    • Skandal!!! Hemen düzelttim. "Hatasız kul olmaz" diyerek durumu toparlama çalışayım o zaman. 🙂
      Ben İngilizce dahi olsa blog'u şeklinde yazmıyorum book'u yazamayız çünkü. TDK "aşırı güncel" ama yine de tek arkadaşım bu konuda. Anti paranteze ben çok rastlamadım desem inanır mısın? Dillerin yazılışlarına gelene kadar bir ton yanlış var. Zaman zaman ben de zorlanıyorum o konuda.

      Aslında sen bu yazım yanlışları konusunda daha fazla bilgisin, bir yazı yazsan da linkini ben de paylaşsam nasıl olur? (o)

    • Herkesin gözünden kaçar bazen, doğal tabi ki =) Söz vermiş olmayayım ama yazım yanlışlarına değil de bilahare dile dair bir şeyler yazabilirim belki… Ayrıca bu dertten muzdarip bu kadar insan görmek pek sevindirdi beni.

  5. hala değil hâlâ. Tabi babanın kız kardeşinden bahsetmiyorsanız 🙂 Bende yurt dışında yaşadığım ve türkçe klavyeye sahip olmadığım için neler çekiyorum yazılarımı yazarken birbilseniz. Birde ben yeni cümleleri küçük harfler ile başlayanlara kızıyorum biraz

    • Hâlâ'yı ben de şapkalı olarak kullanıyorum ama şapkaları kaldırdılar sanırım. Ben inadına şapkalı yazmaya devam ediyorum. Kızmak hem hakkımız, hem de değil ama yanlışa yanlış diyebilmeliyiz. 🙂

    • Türkce klavyede şapkalı a'nın nerede oldugunu söylermisiniz bana? Bu arada ben gercekten de türkceyi güzel kullandigima inaniyorum. Annem yurt disinda büyümemize ragmen ana dilimizi her zaman cok iyi konusmamiz gerektigini ögretti ve evde kendisi ders verdi bana ve kardesime. Fakat dedigim gibi türkce klavye olmadigindan türk harflerini kullanamiyorum bazen, bu durum bende üzüntü yaratiyor. Acaba sizler okurken nasil? Cok kötü bir durum olarak algiliyormusunuz türk harfleri olmayinca? Ayrica bende blogumu yada blog ta denilmesi gerekiyor, bloğumu ve bloğta değil.

    • Türkçe karakter kullanmamanıza rağmen bir sorun gözükmüyor. Çünkü "nasil" yazarken "nasıl" yazmak istediğiniz aşikâr. Harfin üzerine şapka koymak için önce shift+3 daha sonra üzerine şapka koymak istediğiniz harfe basıyorsunuz. 🙂

  6. Dil konusunda ben de çok takıntılıyım. Doğru kullananlara müthiş saygı ve hayranlık duyarım. Kitaplığımda Türk Dil Kurumu'nun yazım kılavuzu bulunur ve tdk.gov.tr tarayıcımın sık kullanılanlar bölümünde mutlaka yer alır. Mesaj bile yazıyor olsam, "gidecegim" yerine "gidicem" yazmak aklıma gelmez. O derece! 🙂 Ana diline saygı duymanın ve sahip çıkmanın kişinin kendine ve milliyetine duyduğu saygıdan ileri geldiğine inanıyorum.
    Sevgiler.

    • Bizim yaptığımız doğru aslında ama çoğunluktan ayrılınca ismi takıntı oluyor. 🙂 Dediğiniz çok doğru ben de asla "gidicem" yazamam. Elim gitmez. Çocukluktan gelen bir özellik olsa gerek.

      Ana dilimize gerçekten saygı duymalıyız ama onu yok etmeye çalışanlar yine bizleriz.
      Teşekkürler yorum için.
      Sevgiler.

  7. Mesela önsöz kelimesi üzerin de hala varılamayan bir nokta var Türk Dil Kurumu'nun yeni yazım kılavuzu ön söz'ün ayrı yazılması gerektiği yazıyor.Ama Dil Derneği'nin yazım kılavuzun da önsöz kelimesi birleşik yazılmış.Bir kelimeyi birleşik mi yoksa ayrı mı yazmamız gerekiyor hala tartışılan bir konu,iki kurumun da buna benzer bir çok kelime de anlaşamadıklarını,birbirlerine zıt düştüklerini görmekteyiz.Sözlükçülük zor iş vesselam.

  8. Bu konuya ben de çok dikkat ederim. Fakat bunu belirtince tepki aldığım oldu. Takıntılı ve zor durumda muamelesi yapan oldu:) Yanlışlar ne ara doğrulara dönüştü bilmiyorum. Türkçe'yi yanlış kullananlar bizim gibi düşünenleri dışlamış durumdalar. Dışlanması gerekenler onlar iken.
    Özellikle -de, -da ve ki eklerinin yanlış kullanılması beni ifrit eder:)Bu ekler yanlış kullanıldığı zaman, hızlı okurken bütün anlam dağılıyor, yazıdan soğuyorum. Bence sen doğrusunu yapıyorsun. Tebrik ederim.
    "Baya" ve "bayağı" konusunda ben de kararsızım. Bu yüzden o kelimenin yer almadığı cümleler kuruyorum:) Yoksa takıntılı mıyım ben gerçekten?:)

    • İsteyen tepki gösterebilir, bizim de yanlışa tepki gösterme hakkımız var. 🙂 bayağı konusunda da doğru olan bayağı. Baya diye bir kelime yok. :))))))

  9. Hadi küçük bazı hatalar neyse de, tüm yazıyı hatalarla doldurmak da anlam bozukluğuna sebep oluyor. Okuyorsun anlamıyorsun, hatta okuyamıyorsun bazı bazı. 🙂
    Ben bazı kelimeleri yazarken, acaba mı diyorum. Hatta netten bakıyorum. 😀
    Ama öyle takıntılı sayılmam.

  10. Türkçe yazıldığı gibi okunabilen, dünya dillerine karşı bu özelliği ile üstünlük arzeden bir dildir. Ancak yukarıda özetlenen konuda anlatılan, sadece şivedir. Tam manasıyla İstanbul şivesidir. Şayet siz bir şiveyi öne çıkarırsanız, bir başkasıda Kayseri şivesini, Konya şivesini, Muğla şivesini doğru konuşma şekli diyerek öne çıkarabilir. İstanbul şivesi doğru derseniz, ben de Muğla şivesi doğru derim. O zaman en doğrusu ile sözü bağlayalım mı? Türkçe yazıldığı gibi okunabilen çok özel bir dildir. Hece-Harf düşmesi,harf yumuşaması ve bunun gibi dil bilgisi kuralları içerir. Teşekkür ederim.

  11. Bu tarz hataları yapanlar ya gerçekten bilmiyor ya da önemsemiyor. Önemsemeyenlere ciddi manada kızıyorun . Pratikleştirmek için berbat etmeye hakları yok !

    • Bileşik sözcüklerde ikinci kelime gerçek anlamını yitiriyorsa kelime birleşik; ama yitirmiyorsa ayrı yazılır. Ayrı yazılmalı yani.

BİR CEVAP BIRAK