Ana sayfa Uncategorized Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi / 7.4

Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi / 7.4

90
3
Günlerden cumartesi ve ben sinemaya gitmek istiyorum. Yanıma bir de arkadaş lazım. Şansa teyzem bizdeydi onunla beraber gitmeye karar verdik. Ben uzun zamandır merak ettiğim Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi’ne gitmek istiyordum. Teyzem ise filmi ilk duyduğunda Türk filmi olduğu için gitmekte kararsız kaldı. Ama bana güveni sonsuzdur sağ olsun. Biletlerimizi aldık, İstinye Park 10.45 seansında koltuklarımıza kurulduk…
Aslında bu Türk filmi önyargısı halkın çoğunluğunda var. ‘Türk filmi mi kesin kötüdür!’, ‘O kadar film varken Türk filmine gidilir mi hiç?’, ‘Nolcak Türk filmi işte’ klişeleri herkesin kafasındadır. Ama ben bu konuda farklı düşünenlerdenim. Zaman zaman benim de gidip de keşke gitmeseydim dediğim filmler oldu. Ancak bu tüm çekilen Türk filmlerinin kötü olduğu anlamına gelmez. Birisinin kötü dediği bir film sizin hayatınızın filmi de olabilir. Bu tür önyargılarla Türk sinemasını kendi kendimiz batırıyoruz gibi geliyor bana. Siz başkalarına bakmayın filmi sinemada seyredin, Türk filmlerini de destekleyin.
Gelelim filme. Ben bir filme gitmeden, sırasıyla oyuncu kadrosuna, konusuna ve yönetmenine bakarım. Oyuncu kadrosu baştan beni filmi çekmekte etkili olmuştu zaten. Ezgi Mola, Selçuk Yöntem ve Güler Ökten filmdeki en çok beğendiğim üç oyuncu oldular. Yönetmen ve senaristi Onur Ünlü’nün de tekrar bir şaheser yarattığını söylemeden geçemeyeceğim.
Filmle ilgili her detayı buraya yazacak değilim. Paranıza kıyın gidin görün kardeşim! Titanic’e gitmemiş birine ‘Valla abicim bir gemi var, buzdağına çarpıyor, batıyor. Ortalık kıyamet. Rose var. Bir de 3 saat falan sürüyor. Böyle işte daha anlatılacak bir şey yok..’ diye anlatsanız filmin büyüsünü kaçırmış olursunuz. O yüzden film anlatılmaz, gidilir görülür sonra tartışılır. Filmin ismine ise aldanmayın çok güleceksiniz, aile bireylerinin acıklı hallerine güleceksiniz. Kendi başımdan böyle bir olay geçse ne yaparım diye düşünmedim değil. İnsan babasını gammazlar mı demeyin ben gider gammazlardım rahat rahat. Bazı sahneler benim için yersiz uzundu. Belki de uzun değildi de ben orada verilmek istenen mesajı alamamış olabilirim. Filmde hiç ummadığınız yerde ummadığınız küfürler duymaya hazır olun. Küfürden haz etmeyen ben, sahnelerdeki yerleri açısından ‘cuk’ oturmuşlar diyebilirim.
Bir filmi izledikten 3 saat sonra hala film hakkında konuşabiliyorsanız (Masada duran makası göstererek pis pis sırıtmak, trafik ışıklarının önünden geçerken size bir şey diyeceklermiş gibi yan gözle olsa da çaktırmadan bakmak), eve gelip yemek yerken birbirinize film hakkında şakalar yapabiliyorsanız (‘Bir anda bıçağı saplayacağım şimdi Jülide gibi!’)(Anne imamın şartları ne biliyor musun? Oğlum imam değildir o imandır. Bilmiyorduk anne sağol.), filmi çok beğendiğiniz için başkalarının da mutlaka görmesi gerektiğini düşünüyorsanız o film iyi bir filmdir. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi de böyle filmlerden biri işte.

Güven

3 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here