Ana sayfa Türkiye İstanbul Bugün Ne Oldu? 9 / İstanbul Planı Gün: 1

Bugün Ne Oldu? 9 / İstanbul Planı Gün: 1

312
13
İstanbul’la ilgili bir haftalık plan yaptığımdan bir önceki yazıda bahsetmiştim. Pazartesi yani haftanın ilk günü bakalım neler yapmışım. (Yukarıdaki fotoğrafta biraz baygın çıkmışım, ama Balat ya da Fener’de bir evin kapı parmaklığının üzerindeki bu kalbi görüp de poz vermeden olmazdı. Arkadaşım sadece kalbi ve elimi çekiyor sanarken meğer çaktırmadan beni de çekmiş.)

Pierre Loti Kahvaltı



* İlk gün arkadaşlarım Hande ve Merve‘yle Eyüp Sultan Camii‘nde buluşup oradan Pierre Loti‘de kahvaltı yapmaya gittik. Kahvaltı dediysem öyle domates, peynir hayal etmeyin. Zaten orada böyle şeyler bulamayacaksınız. Gözleme benzeri yiyecekler var. Biz de patatesli gözleme ve çay söyledik. Gözlemeler geldiği anda ödüyorsunuz, çayı ise kalktığınız zaman. Ancak benim tavsiyem yol üstünden simit alıp orada sadece çaya para vermeniz. Zira içinde patates olduğu iddia edilen bir gözlemeye 7.5 TL vermek içinizi acıtabilir. Servis idare eder. Yanımızdaki İtalyan espresso istemiş, ama beklemiş beklemiş gelmeyince gördük ki hemen rehbere şikayet etti. Rehberde adama “non capito” minvalinde garson anlamamış gibilerinden bir şeyler söyledi. Adam da iyi o zaman deyip su istedi. Yav arkadaşım, Türkiye’ye gelmişsin Türk kahvesi ya da çay içsene, espressoyu da git ülkende iç. Gerçi Amsterdam‘a gidip döner yemişliğim de yok değil.

Fener Rum Lisesi
* Pierre Loti sonrası yürüyerek Balat‘a gitmeyi teklif ettim ama taksiyle gittik. Herkesi kendim gibi yürüme manyağı sanıyorum. Taksiden inip önce Fener Rum Lisesi‘ne uğradık. İçine girilmiyor tabii ama özel izinle girenler olunca aşırı kıskanıyorum. Bir gün ben de gireceğim içine, vurucam kırbacı, vurucam kırbacı!

Fener Rum Lisesi Önü

Lisenin karşısındaki bir evin kapısının önünde oturup hesaplarda fotoğrafları paylaşırken…

Fener Rum Patrikhanesi

Daha sonra benim sayemde farklı yollara sapıp kaybolarak Fener Rum Patrikhanesi‘ni aramaya başladık, ama sonunda bulduk. Yerlerde yapraklar ve ortamda da bir tütsü yakılmış havası vardı, hummalı bir temizlik yapılıyordu. Ayini kıl payı kaçırdığımızı anladık böylelikle. Çıkarken Merve kapıdaki güvenlik görevlisine “Program var mı?” diye sordu. Adam da haliyle “Ne programı?” dedi. Biz o anda Hande’yle arkada kopuyoruz tabii. Ayin zamanlarını öğrenmek istedi o ama program diye sorunca komik oluyor haliyle.

Panda Graffiti

Patrikhaneden çıktıktan sonra o sokak boyunca Eminönü tarafına doğru giderseniz bu graffiti sağınızda kalıyor. Görünce abuk pozlar vermeden duramadım.

Efes Pilsen Bira
* Patrikhane sonrası yürüyerek Haliç metro durağına gittik. Yine yüksekokuldan arkadaşım Aybike oranın yapımında görev alan mimarlardan biri (ben de tam bilmiyorum gerçi ne iş yaptığını, umarım yanlış söylememişimdir). O da katıldı aramıza. Galata Köprüsü‘nün altındaki mekanlardan birine gittik (Beyaz İnci Cafe). Köprü altında ilk defa oturup bir şeyler içtim, farklı bir havası varmış. Fotoğraftaki sigara benim değil; hayatımda içmedim, içmiyorum ve içmeyi de düşünmüyorum.
Alman Çeşmesi

* Daha sonra Aybike işe, Hande de eve döndü. Biz de Merve‘yle Sirkeci‘deki McDonald’s‘a gittik (biraz fast food bağımlılığım vardır da). Çıkışta dedim gel gidelim Sultanahmet’e, çeşmenin restorasyonu bitmiş. Tamam dedi, kalktık gittik. Alman Çeşmesi uzun süredir restorasyondaydı, bitmiş güzel olmuş. Tüm müzeler kapalıydı tabii, hiçbirine giremedik. 

Baharda Ayasofya
Gördüm ki Ayasofya baharda da güzelmiş.
* Normalde metroya biniyorum ama bugün nedense minibüse binmek istedim ve Beşiktaş‘tan bindim. Zincirlikuyu’na kadar iyi geldik, ama sonra ne olduysa Zincirlikuyu‘da trafik tıkandı. İstanbul’da yaşayan biri olarak alışığım trafiğe, ama aradan beş dakika geçti yok, on dakika geçti yok, yerimizde duruyoruz. Minibüsün içi tıklım tıklım, iş çıkış saati.

İstanbul Trafiği

Şoför daha sonra arkadaşını aradı ne var, hayırdır diye sormak için. Meğer Maslak‘ta kaza olmuş. Hay dedim bendeki şansa bak arkadaş!

Sonra minibüsün yarısı yolun ortasında boşaldı, metroyla gittim annemin yanına İstinye Park’a.

Yarınki (Salı günü) planlarda Beyoğlu var ama benim de yatıp dinlenesim var! Sabahki ruh halime göre artık neler olur bakacağım. Bu hafta iyi başladı umarım böyle devam eder.

13 YORUMLAR

  1. Ah İstanbul…
    Fotoğraflar çok hoş, kıskanmadım değil.
    Ama İstanbul trafiği almış hıncımı. İstanbul Maslakta çalışmıştım 1 yıl kadar, o iş dönüşlerini hala hatırlamak bile istemiyorum (-_-)

  2. Bu kadar güzel gez, tarihi kokla, sonra git McDonald's ye!!! Hiç olmadı:))
    Bence bu bağımlılığı bırak artık, kimseye faydası yok.
    Patrikhanede 'program' olması normaldir. Çünkü cumadan beri Paskalya malum. Dün de son günüydü. Katolikler ve Ortodokslar için çok çok önemli günler. Cuma İsa`nın ölümü, pazar günü de dirildiğine inanılıyor.
    Amsterdam`a gidip döner mi yedin! Yuh dedim okurken:))
    İstanbul`a hep gezmek için gittiğimden trafik beni etkilemiyor. Yani hedef için gidiyorum, genelde çok yürürüm. Trafik konusunda herkese sabır diliyorum:)
    Geçenlerde Sultanahmet tarafındaydım. Alman Çeşmesi`ni atlamışım. Zaten yanımda çocuklar vardı. Yarım günde Yerebatan`a ve İstanbul Arkeoloji Müzesi`ne götürdüm onları. Yetti dolayısıyla:))
    Beyoğlu maceralarını bekliyorum.

  3. @Ponti Trafik, bu güzel günün üstüne cinnet geçirtti bana gerçekten. Maslak trafiği hâlâ aynı değişen bir şey yok. 🙂

    @ilknur AKPINAR İndik de erguvan kalmamış, dökülmüştü hep. 😀

    @Uyuşuk Hayalperest Güzeldi gerçekten, arada böyle iyi oluyor. Dönüş fenaydı ama benim salaklığımdan oldu tabii, metroya binseydim baştan. 😀

    @Semi M.Eller Biliyorum aşırı zararlı ama sigara gibi insan bırakamıyor. 😀
    Paskalya içindi o hazırlık vs. kesin. Program var tamam ama broşür ister gibi de program istenmez. Kültür merkezi mi orası. :DD
    Başka şeyler de yedim ama döner de yemişliğim var anlamında söyledim. Yoksa sadece döner yemedim yav. 🙂
    Normalde beni de etkilemez, yürürüm ama arada böyle takılınca deli oluyorum. Sabır ya Rab! 😀
    Arkeoloji Müzesi'ne gittiyseniz her şeye yeter zaten. Favori müzem İstanbul'da. 🙂
    Beyoğlu maceramı ben de bekliyorum zira bugün kalkıp da gidemedim. Haftaya artık. 😛

  4. İnan sigarayı sormamak için zor duruyordum, instagram'da da tuttum kendimi:) Ukalalık olmasın diye sormadım, senin olmadığına sevindim. Müthiş antipatim var sigaraya karşı.
    Fotoğraflar çok hoş bu arada.

  5. Grafiti önündeki resmine bayıldım 🙂
    Fotoğrafçı bir arkadaşım var , balat taraflarında metruk evlerde çekim yapıyorlar çok pis kıskanıyorum ben de onları 🙂
    Fener, Balat tarafının büyüsü çok farklı

  6. @Keşke Gerçek Olsa Giderseniz aynı pozda çekilin mutlaka. Hem önündeki kumu da kaldırmış olurlar. 🙂
    Oralar güzel gerçekten ama bir de yokuş olmasa. Üstüne bazı sokaklara girince hafiften tırsıyorum ne yalan söyleyeyim, metruk binalarda çekimler iyi cesaret. 😀

Keşke Gerçek Olsa için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Please enter your comment!
Please enter your name here