Ana sayfa Yazılar Bugün Ne Oldu? 8

Bugün Ne Oldu? 8

250
8
PAYLAŞ

Salı günü 7 müze birden gezmeyi plânladım. Bir günde birden fazla müzeyi gezmeyi daha çok seviyorum ben. Zaten listeyi çıkarırken de birbirlerine yakın olan müzeleri seçiyorum ve ona göre bir rota belirliyorum.

İlk durağım PTT Müzesi‘ydi ve müze gezilerim boyunca ilkleri yaşadığım bir yer oldu. Bu müzeye babamla kardeşim daha önce gitmişler, bana da “Gitme pişman olursun,” demişlerdi. Ama tabii dinleyen kim. Hep gidip görmek istiyordum, hem de müze müzedir sonuçta. Pişman olacaksam da en azından görmüş olurum değil mi ama. PTT Müzesi Sirkeci‘deki Büyük Postane binasının yanında bulunuyor. Daha doğrusu aynı bina (ya da değil hatırlamıyorum). Dışarıdan bakıldığında oldukça görkemli ve güzel bir yapı. Görenleri hayran bırakacak cinsten.

Müzeyi gezmek ücretsiz. 08.30-12.30 ve 13.30-17.30 arası gezilebiliyor. İlk defa bir müzede öğle tatiline denk geliyorum sanırım. Neyse girdim içeri. Görevli kimliğimi istedi kayıt yapacakmış. “Tamam,” dedim verdim. Bekliyorum ki geri versin. “Yok,” dedi, “Çıkışta alacaksınız.” Girişte kimliğinizi verdiğiniz başka bir müze Türkiye’de ya da dünyada var mı? Varsa söyleyin de bilelim. Buna da tamam dedik girdik. İçeride fotoğraf çekmek yasak. Bunu da adım başına koydukları tabelalarla belirtmeyi ihmal etmemişler. Bir kez gördüğünüz de anlamazsınız, unutursunuz, çekmeye kalkarsınız malum.

Gezmeye başladım. Binanın içi de oldukça güzel. Koca müzede benden başka kimse olmadığını da eklemiş olayım. İlk kata çıkınca geçmişte satışa çıkmış pulların koleksiyonu vardı. Ben de defteri çıkarttım, bloga yazmak için not alıyorum. Tuttuğum notlar da unutmamak amaçlı, şu güzeldi, bu geçmişe götürdü şeklinde. Buraya kadar bir sorun yok. Bir kat daha çıktım. Yine küçük notlar alıyorum. Otomatik Mors ileticisini gördüm onun notunu alıyorum. Aradan zaman geçmedi baktım kadının biri bana bakıp bakıp duruyor, bir yandan da telefonla konuşuyor. Ama bakışları senin ne işin var burada, neden geldin der gibi. Ziyaretçi desen böyle rahat telefonda konuşamaz yüksek sesle. Sanırım çalışan olmalı diye düşünüyorum. “Acaba çalışma bölgelerine mi girdim de böyle bakıyor,” diye düşündüm. Neyse gezmeye devam ettim, kadın peşimde. Bu arada müzede hâlâ yalnızım. Kadın en sonunda dayanamadı ve “Notlarınızı nerede yayımlayacaksınız?” gibisinden bir soru sordu. “Blogum var orada yayımlayacağım,” dedim. İlk seferde anlamadı. “İnternette,” dedim bu kez. “İnternet siteniz var yani,” dedi. “Evet,” dedim. “Hımm o zaman bilmemne bölümümüzden izin almanız gerekiyor,” dedi. “Nasıl yani?” dedim, “Bu sizin müzeye has bir olay mı?” “Yok,” dedi “Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde de aynı uygulama var”. Bilmeyenler için söyleyeyim şu anda restorasyonda olan o müzede çatır çatır fotoğraf çekilebiliyor. Karışan falan da yok. Gittim oradan biliyorum. Saçma bir uygulama vs. deyince, “Biz kurumsal bir yeriz,” dedi. “İyi, not mot tutmuyorum hızlıca gezip çıkarım.” “Yok, izin alabilirsiniz.” “İstemez gerek yok,” dedim hızla gezdim çıktım.

Bir daha da tövbe oraya gidersem. Babamla kardeşim gezerken de adamın biri sürekli peşlerinde dolaşmış. “İnsan çok rahatsız oluyor, normalde gezmeye izin yok ama hadi sizin gezin der gibi bir halleri var,” dedi. Ben de aynen katılıyorum. Ben size gitmeyin demeyeceğim, gidin siz de yaşadıklarınızı yazın. Milenyum çağında yaşayacağınız farklı bir anı olarak kalır en azından.

Türkiye İş Bankası Müzesi

Oradan çıkıp hemen yakındaki Türkiye İş Bankası Müzesi‘ne gittim. Buraya girince insan eşekten inip ata binmiş gibi oluyor. Saygılı, kibar personel ve modern bir müze ile karşılaşıyorsunuz. PTT Müzesi’nde yaşadığım gerginliği üzerimden atamadığım için detaylı gezemedim. Bir daha gideceğim kesin. Bu müzeyi de ücretsiz gezebilirsiniz.

Yeni Camii, Eminönü

Müzenin dibinde yer alıyor diyebileceğim Yeni Camii önündeki kuşları oturup seyrettim bir süre. Kuş yemi satıcıları için belediye özel kabinler yapmış. Değişik olmuş.

Daha sonra Nimet Abla‘dan yılbaşında ikramiye kazanan bileti verip yeni biletler aldım. Oradan Galata Köprüsü üzerinden Karaköy‘e geçtim. Karaköy’de Osmanlı Bankası Müzesi ve 500. Yıl Türk Musevileri Müzesi‘ni gezmeyi plânlamıştım. Ancak iki müzeyi de bulamadım!

Google Maps’e baktım yok, Yandex.Navigasyon‘a baktım yok. Çalışanlara soruyorum “Bilmiyoruz,” diyorlar. Sonunda pes ettim. Başka zaman direkt olarak bu iki müzeyi aramaya geleceğim. Ancak şans eseri Kamondo Merdivenleri‘ne rastladım. Görülecek listemde yer alıyordu, sevindim o yüzden.

Galata Kulesi‘ne selam çakıp İstiklâl‘e çıktım. Hedef Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi… Önceden haritadan bakmıştım YKY Kültür Merkezi‘nin bulunduğu yeri gösteriyordu ama önünden geçiyorum geçiyorum müze vs. yazmıyor. Bir ileri, bir geri müze yok. En sonunda dayanamadım Kültür Merkezi’ne girip “Müze nerede?” diye sordum. Adam “Burası,” demesin mi? Ufak bir şaşkınlık yaşamadım değil. Şansıma YKY’nin 4000. kitabı şerefine tüm yayınların kapaklarının sergisi varmış. Sergi tamam da müze neresi hâlâ çözemedim. Ücretsiz gezebileceğiniz sergiyi görün derim.

Oradan çıkıp Türvak Sinema, Tiyatro Müzesi ve Sanat Kitaplığı‘na gittim.

Bu kadar güzel bir yerle karşılaşacağımı düşünmemiştim. Daha sonra ayrıntılı olarak yazacağım ama en fazla vakit geçirdiğim yer burası oldu. Sinema, tv, tiyatro konularındaki eserler, belgeler, fotoğraflar vb. eşyalar oldukça iyi bölümlendirilmişti. Müzede bazı oyuncuların balmumu heykelleri de yer alıyor. Öğrenci 5, Tam 10 TL. Görülmesi gereken yerlerden biri.

Türvak Sinema, Tiyatro Müzesi ve Sanat Kitaplığı

Listemde Galatasaray Müzesi de vardı. Ancak bitkin düşen ben orayı sonraya bıraktım. Kokoreç yedikten sonra Cevahir’e gittim. Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları filmine girecektim. 3D olunca vazgeçtim. Zira yarı kör bir insanım, gözlüğüm var! Gözlük üstüne gözlük de olmazdı sanırım.

Bir günüm böyle geçti. Benim gezme rotamı siz de deneyebilirsiniz. PTT Müzesi’ne giderseniz kulaklarımı çınlatmayı da unutmayın sakın.

8 YORUMLAR

  1. Malum sosyal medyadan an be an takip ettim ben bu günü ve en çok Türvak Sinema, Tiyatro Müzesi ve Sanat Kitaplığını merak ettim. Madem ayrıntılı yazısı gelecek ,bekleyelim bakalım 🙂

  2. PTT Müzesi hakkında daha fazla kişi yazmalı. Onların yaptığı tamamen işgüzarlık.
    Gözlük üstüne gözlük olmaz mı? Vallahi ben aynen o dediğin gibi seyrediyorum:) Bir tek 3 boyut gözlüğü takarsam göremiyorum miyop halimle.

  3. @Keşke Gerçek Olsa Gerçekten güzeldi tavsiye ederim. Ben eski Türk filmlerini ve tiyatro oyuncularını daha çok sevdiğimden müzeye bayıldım desem yeridir. 🙂

    @sezer eser perker Katılıyorum, tam bir skandaldı. Ben olmaz diye düşündüm ama oluyorsa deneyeyim bir dahaki sefere. 🙂

    @Şaziye P Arada iyi oluyor böyle, bundan sonra hep gezeceğim inş. :)) Ben de diyeyim o zaman darısı başınıza. 🙂 Tadını alınca insan hep gezmek istiyor.

    @mine kaya Bir günde bu kadar çok yer gezince daha keyifli oluyor gerçekten. 🙂

  4. Böyle saçma sapan uygulamaları duyunca acayip sinirleniyorum, hele ki yaşayınca insan çileden çıkıyor. Oldum olası da müzelerde neden fotoğraf çekmeye izin verilmediğini anlayamamışımdır. Verenler nasıl veriyor? Saçmalığın daniskası. Neticede oralar bizim için var, ellerinden geleni yapmalılar kolaylaştırmak adına. Bir de yazdıkların için izin alacakmışsın öyle mi. Biz üniversitedeyken müzeye gidip eserlerin diplerinde bağdaş kurup oturup koca koca kağıtlara çizimlerini yapardık sabahtan akşama. Hey gidi günler heeey. Bu arada ben de gözlük kullanıyorum. 3d izleyeceğim zaman gözlük üstüne gözlük kullanıyorum mecburen:) Komik bir görüntü ama izleyememekten iyi bence. Gözlüklülere bazen hayat pek zor valla yaa…Gezdiğiniz yerler çok güzeldi rotayı sevdim. Umarım bir gün ben de bu tip yazılar yazabilirim heyecanla:)
    Sevgiler

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here