Ana sayfa Uncategorized Askerlik Şubesi Maceram

Askerlik Şubesi Maceram

480
12

24 yaşıma geldim ama hayatımda ilk defa askerlik şubesine gittim. Bu zamana kadar gerek olmamıştı. Zira bu yaşıma kadar okuduğum için askerlikle ilgili işlemleri okuduğum okullar hallediyordu. Tezsiz Yüksek Lisans‘a başvuru yapmak için Askerlik Durum Belgesi almam gerekti. Ön başvuruda gerek olmayan bir belgeyi sağ olsun isteyerek bir ton insanın işini yokuşa sürmek hoşlarına gitmiş olmalı. İşin garibi aynı belgeyi kesin kayıtta da istiyorlar. Neyse, internetten kısa bir araştırma yaptıktan sonra Açıköğretim’de okuduğum ve de öğrenci olduğum için sadece kimlik ile bu belgeyi alabileceğimi öğrendim. Yeni mezunsanız bu belgeyi alabilmek için öncelikle askerliğinizi tecil ettirmeniz gerekiyor. Bunun için de diploma, fotoğraf vs. birçok ek belge gerekiyor, muayene olmak da cabası.

Askerlik şubesine hiç gitmedim ama bildiğim kadarıyla sürekli kuyruk oluyormuş ve işlemlerin bitmesi saatler sürüyormuş. Bunu bilen ben sabahın köründe, 6‘da kalktım. 6.30‘ta evden çıktım. Sokakta bir ben bir de köpekler vardı. En boş olduğunu düşündüğüm Yeniköy‘deki Sarıyer Askerlik Şubesi‘ne gittim. Cidden de kapıda üç-dört kişi vardı. Kapıdaki asker ben sormadan 8.30′ta açılıyor dedi. Bu arada gözümde güneş gözlüğü, elimde Haruki Murakami’nin kitabı ile tam bir tezat görünüm oluşturuyordum. Orada bekleyenlerden biri çıkıp da “Bizim gibiler askere gitsin siz malı götürün!” dese ne derim acaba diye de düşünmeden edemedim. Böyle bir şey olacak olsa verilecek en iyi cevap “Okuyoom ben ya!” olurdu. Evet evet kesin bu olurdu. Sonunda şube açıldı içeri girip bir belge doldurduktan sonra onu kayıt ettirdim ve numara alıp sıramı bekledim. Sıra beklerken Türk Ordusu, Güçlü Ordu Güçlü Türkiye temalı videoları seyrediyorsunuz. Videoları seyrederken bir anda gaza gelip “Ne yüksek lisansı nan! Komando olmak istiyorum, alın beni askere. Allahallalalala!” derim diye çok korktum. Sıram gelince kadın görevli bilgisayardan kontrol etti ve bana bakarak “Ee sen yoklama kaçağı gözüküyorsun” dedi. Bunu duyan benim başımdan kaynar sular döküldü mü, döküldü. “Kaçmadık ya geldik işte” demedim, diyemedim. Onun yerine “Okuyoom ben ya!” dedim. Bu lafı kullanmak içimi rahatlatmıştı. “Git öğrenci belgesi getir düzelteyim” dedim. Bir hışımla Beşiktaş’taki Açıköğretim Bürosu’na gidip belgemi aldım. Döndüm belgeyi verdim, uğraşıyor uğraşıyor olmuyor. “Sen kalmışsın iki sene olmaz” diyor. “Gel ben seni muayeneye göndereyim iki yıl tecil edelim işte” diyor. En sonunda uğraştı, başkasına sordu, gitti geldi, öfledi pöfledi ama sonunda halloldu. Kapıdan çıkarken “Her sene öğrenci belgeni getir ama!” diyerek bana inceden mesaj vermeyi de ihmal etmedi.

Sonuçta belgeme kavuştum. Anladım ki, askerlik şubeleri o kadar da kasılacak, işlemlerin saatlerce sürdüğü yerler değilmiş. Çalışan görevliler oldukça nazikler. Hatta fazla nazikler. Arkamda oturan ve askere gidecek çocuğa görevli kadın o kadar çok “Canımmm!” dedi ki bir saatten sonra ciddi mi söylüyor yoksa rol mü yapıyor anlayamadım. Siz siz olun arada sırada şubenize gidin. Benim gibi kazık kadar olmayı beklemeyin.

12 YORUMLAR

  1. kamu kurumları eskisi gibi değil artık, mükemmel olmasalar da daha iyiler. yalnız ben gibi tembel bi adam olsan kesin '' tamam ya, gidiyorum askere uğraşamam öğrenci belgesiyle'' derdin..:)

  2. Of ki neo off.Askerlik şubesi tam bir işkence yuvası.Orada ben kafayı yiyecektim neredeyse.Askere gittim ama 55 gün yaptım.Askerdeyken yasa çıktı bize.Ne sevinmiştim ama.Gerçi bilsem çıkacağını gitmezdim hiç ama:)Zaten bizim askerden farkımız yokki.Ömür boyu askeriz zaten.Allah Türk askerlerimizi ve Polislerimizi korusun!!!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here