Ana sayfa Uncategorized Araya Gidenler Kulübü

Araya Gidenler Kulübü

111
20
Geçen gün yemekte konuşuyorduk. Kardeşimin yaptıklarını bizimkiler öve öve bitiremeyince durdum durdum dayanamadım “Araya gittim ben” dedim. Benim bu çıkışıma karşılık annemden “Evet biraz öyle oldu” gibi bir yanıt geldi. Zaten biz ilk çocukların kaderi böyledir. Deneme tahtasıyızdır. Ebeveynler bir hevesle ilk çocuklarını yaparlar ve doğan çocuk üzerinde deneme yanılma eğitim modelleri uygulamaya çalışırlar. Yapılan ikinci çocukta, ilk çocukta uygulanan yanlış uygulamalar en aza indirilmeye çalışılır. Örneğin, ilk çocukla az ilgilenildiyse ikinci çocukla mümkün mertebe daha çok vakit geçirilmeye çalışılır. Bizim evde de durum aynen bu şekilde. Kardeşime olan yoğun ilgi ve benim üzerimde uygulanmayan yöntemlerin onda uygulanmasının başka bir açıklaması olamaz. Kardeşimi kıskanıyor muyum? Asla. Tamam, tamam. Belki biraz. Ama bu gayet doğal. Çünkü o şanslı doğdu. İlkokulu özelde okuyor vs. vs. Büyüğün küçüğe söylediği o klişe cümleyi ben de söylüyorum “Sendeki fırsatlar ben de olsaydı şimdiye ohoo!” Ancak her şeyinde farkındayım. Daha sonra annem “Ama sen kendi kendine yettin, bize hiç ihtiyacın kalmadı ki” dedi. Belki de onların yaptığı doğruydu. Tartışılır tabi. 
Araya gittim demiştim. Bakın araya gitmemi bir örnekle açıklayayım: 5. Sınıf’ı bitirdim ya da bitireceğim tam hatırlamıyorum. Herkeste, çocuklarını “Aman benim çocuğum iyi okullarda okusun” diye sınavlara sokma furyası başlamış ve her yerde sınavın biri bitiyor öbürü başlıyor. Benim akıllı annem de nereden duyduysa duymuş, bir yerde bir sınav yapılıyormuş. Kaydımı yaptırdı ama ben de istek sıfır. Neyse sınav günü geldi çattı. Sınav yerine gittik. Sınava katılan öğrenciler abartmıyorum benim iki katım. Şu anda boyum uzun olmasına rağmen, küçüklüğümde sınıfın en kısa insanı olan ben, onların yanında cüce gibi kaldım. Diğerlerini gören annem de bana kızmaya başladı “Yemezsen böyle olur, bak herkes nasıl uzamış” diye. Binadan içeri girdik. Görevli giriş belgeme baktı ve alaycı bir ifadeyle “Sen mi gireceksin sınava?” dedi. Yalandan bir sırıtışla “Evet” dedim ve sınava girdim. Soru kitapçıkları dağıtıldı. Sınav başladı. Başladı ama süpersonik zeki olan ben hiçbir soruyu yapamıyorum. Okuyorum ama nafile, sorular aşırı zor. Gene bizimkiler söylenmesin diye yapabildiğim kadar yapmaya çalıştım. Sınav bitti imza attım çıktım. Annem sordu “Nasıl geçti?” diye, dedim “Sorular çok zordu, yapamadım çoğunu.” Annem “O öğretmenin olacak size bir şey öğretmedi hep ondan oldu…”  diyerek başladı söylenmeye. Neyse eve gittik. Aradan uzun bir süre geçti ve sonuç kağıdı geldi. Ne zaman uyandık bilmiyorum ama ya biri bizi uyandırdı ya da sonuç kağıdıyla uyandık. Sevgili dostlar meğer benim girdiğim sınav Özel Okullar Sınavı‘ymış. Yani Ortaokul bitiminde girmem gereken sınava ben bizimkilerin sayesinde 3 yıl önce girmişim. Kimse de uyanmamış, bizi de uyandırmamış. İşin kötüsü sınavdan önce Avusturya Lisesi, Üsküdar Amerikan Koleji gibi okulları tercih olarak seçen babam bile uyanmamış. Komik olan durumsa sınavdan çok da düşük olmayan bir puan almayı başarmışım. İşte araya gittim deme nedenim budur. Allah’tan o zaman beni Üniversite sınavına sokmamışlar diyorum ve halime şükrediyorum…

20 YORUMLAR

  1. Merhaba Güven, öncelikle belirtmeliyim ki ben biraz ödleğimdir. Bunu neden söylediğimi şöyle izah edeyim blogun açılır açılmaz "Kartalkayayı ateşleyenler" başlığı altında paylaştığın video otomatik olarak açılıyor. Gündüz olsa neyse, saat 3.55, ev sessiz, bide bilgisayar son sesteymiş yerimden zıpladım.Buna bir çözüm bul videolar tıklamadan açılmasın:))

    Konumuza dönelim. Yalnız değilsin. Aynı durum bizim ailemizde de söz konusu. Akşam ezanı okununca koşa koşa eve gelen ben, kardeşlerimin gece yarılarında eve gelişini hüzünlü bir bakışla izliyorum:))Neyse ki sokağa çıkma yasağı onlar için kalkınca otomatik olarak benim için de kalktı. Daha o kadar örnek var ki bu hususta:))Bu yorumu yayınlama bence çok uzun oldu:) Neyse son olarak fotoğraflarla oluşturduğun blogu neden kapattın güzeldi oysa ki?

    • Merhaba, haklısın o konuda babam da şikayetçi o konuda ama Bumads'ler öyle maalesef. 🙁

      Benim durumum sanırım birçok ailede var. Önemli olan takmamak galiba.

      O blogu kapattım çünkü iki-üç blogu aynı anda yürütmek biraz zor geldi. ;))

  2. süpermiş :))
    boşa moral bozukluğu hem boyum kısa yaşıtlarıma göre diye hem de soruları yapamıyorum diye 🙂
    neyse önden soruları görmüş olmuşsunuz 🙂

    • Evet her şeye iyi yönünden bakmak lazım. Hayat kısa.. Üç yıl önceden soruları görmem iyi mi oldu yoksa travma etkisi mi yarattı bilinmez tabi. :))

  3. Vayy be, benim güzel ülkemde nelerde olurmuş. Ama insan artık şaşırmıyor. Diriyi bile öldüren bir sisteme sahibiz biz.
    Bende diyorum ki, evin en küçüğü olmak güzeldir. Onlardan biri olarak. Ama bi fark var. Ben ayrıca birde tekne kazıntısıyım. (: Yani bıtkınlık evresi maduru.

  4. :)) Hikaye harika:) Ben de ilk çocukların arada kaynadığını düşünüyorum. Kimilerine ters gelebilir ama aynı imkanları veremeyiz, aynı ilgiyi gösteremeyiz diye 2.çocuğu yapmayanlar grubundanız bu arada.

  5. 😀 iyimiş önceden deneyimlemek sınavları…

    birde arada olup da araya giden çocuklar var sorma ne haldeyim az biraz biliyorum çektiğin zorlukları :/

  6. Kelimenin tam anlamıyla bir Araya Gitmek durumu var :))

    Ben ortancıyım bu dahamı kötü ne? ortalarda kalmakta bu oluyor işte 🙂 şaka bir yana, çok keyifli bir yazı olmuş 🙂

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here