Cat-1

Cat-2

Cat-3

Cat-4

Son Yazılar

İstanbul'un önemli müzelerinin dün size selamı vardı. Nereden mi biliyorum? Dün yine ve yine onları ziyaret ettim de ondan.

istanbul-muzekart

Sabahtan önce bir İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne uğrayayım dedim. Gülhane Parkı'nın girişinin yan tarafından müzeye çıkan hafif bir yokuş var biliyorsunuz. Oranın başlangıcında normalde güvenlik kulübesi ve güvenlik olurdu her zaman ama bugüne kadar sen kimsin, nereye gidiyorsun denildiğine ilk kez şahit oldum. Görevli nazik bir şekilde önce personel olup olmadığı sorunca önce bir afalladım. Dedim yok müzeye gidiyorum. Bunun üzerine hangisine gideceğimi sordu. Arkeoloji dedim, Topkapı kapalı biliyoruz herhalde. Çantamı da aradı sağ olsun. Sultanahmet'teki Dikilitaş'ın önünde gerçekleşen terör olayı sonrası güvenliği arttımışlar sanırım. Müzeye girerken de yine çantamı aradılar. Bu arada bilmeyenlere tekrar söylemiş olayım. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, binanın depreme dayanıklı hale getirilmesi için büyük bir tadilat içinde (Tadilatta olan Arkeoloji Müzesi. Çinili Köşk ve Şark Eserleri kısmında tadilat yok). Gişelerin olduğu kısmı da yeniliyorlardı. Bu kez farklı bir şey yapıp gezerken Snapchat'te de paylaşımlar yaptım. Bu ara yoğun olarak kullanıyorum bu uygulamayı. Takip etmek isterseniz eğer kullanıcı adım: benolmeden.
Kilo alma çalışmalarım tüm hızıyla devam ediyor. İçimden hiçbir şey yemek gelmediğinden artık evdeki blender'a göz dikmiş durumdayım. Yiyemiyorsam içerim mantığıyla evde ne varsa içine atıp abuk sabuk karışımlar hazırlamaya başladım.

İlk yaptığım karışımın içinde 2 muz, 1 bardak süt, 4-5 badem, bir kaşık bal, 1 çay kaşığı polen, 1 çay kaşığı Türk kahvesi ve 2 yumurta vardı. Gayet güzel oldu, öneririm size de rahat rahat içtim. Bu saydıklarımı karıştırınca 3 bardak çıkıyor baştan söylemiş olayım, sonra şok olmayın.

Baktım karışımlar iyi gidiyor. Yemek yemekten de iyi, o zaman neden başka şeyleri de karıştırmayayım diye düşündüm. Bunun üzerine; 1 portakal, 1 yeşil elma, 1 muz, 1 turp, 3 brokoli, 1 brüksel lahanası, 3-4 yaprak ıspanak, 1 limon suyu ve 1 bardak suyu nasıl büyük ümitlerle blender'a attım görseniz ağlarsınız...

Sonuç? Tam bir fiyasko. Allah'ım nasıl kötü bir şey oldu size anlatamam. Annem istedi, verdim kadına yarım bardak gık demeden içti ama ne ümitlerle yaptığım karışımı ben bir türlü içemedim. Bir kere koku felaket. İkincisi tadı garip ve acı. Turp, tadı fazla keskin olduğundan bozdu bütün malzemeyi. Bir daha yaparsam turp koymayacağım kesinlikle.


Peki ben ne yaptım? İşin b.kunu çıkartmaya devam ettim ve baktım içilmiyor içine 3 yumurta, 1 şekerli vanilin. 2 bardak un koyup bir güzel çırptım ve pankek yapar gibi tavada pişirdim. Tadı bir nebze iyi oldu ama bu sefer de yenilmiyor arkadaş! Üzerine çikolata sosu döküp yemeye bile çalıştım... İki, üç tanesini yiyebildim...

Sonuçta, siz siz olun blender'a koyduğunuz malzeme konusunda benim gibi kafayı yeyip abartmayın ve makul davranın. Turpsa aman diyeyim, kesinlikle koymayın!

Bu aralar Arda'nın Mutfağı'na sarmış bulunuyorum. Kendisi bizim evde bayılarak izlediğimiz ve seyrederken mutlaka evde kavga çıkartan birisidir. Nasıl mı? Şöyle ki, program başlar, Arda da yine birbirinden nefis lezzetler yapmaya başlar ve benim ağzımdan şu cümleler dökülür: "Ee anne o kadar izleyip öğrendin, sanırım artık akşama ne yiyeceğimiz belli oldu." Annem de bu laf sonrası otomatiğe bağlamış gibi kendi laflarını peşi sıra dizer: "Daha yaptıklarımı bile yemiyorsunuz", "Yapsam sanki yiyeceksiniz", "Sen yap da biz yiyelim"...

Ama o gün yine seyrederken ve ben yine yap da yiyelim derken, tamam ulan dedim kafaya koydum ben yapacağım. Aradan günler geçti ama annem her gün ne zaman yapacaksın yemekleri deyip durdu; bense hep yarın dedim kaçamak bakışlarla. Sonunda, hiç unutmama İstanbul'da yine kar vardı, gidip aldım malzemeleri ve başladım yapmaya.

Malzemelerin ne olduğu belli, tarif belli, üstüne nasıl yapıldıklarını, yani programı internetten tekrar izleme şansınız var. iPad'i bir kenara koyup açtım programı ve koyuldum "Mantı Börek" ve "Mercimek Salatası" yapmaya...

Yufkaları sekiz eşit parçaya bölün diyor ben akıllık yapıp markette hazır kesilmiş yufkaları paket halince görünce atlayıp onlardan almıştım. Almaz olaydım. Kıymayı koyduktan sonra rulo haline getirip gül böreği havası vermek gerekiyor ama benim yufkalar küçük olduğundan çevirirken mutlaka bir yerlerinden patlak verdi.

Uzun zamandır soğan rendelememiştim gözlerim de hassastır, fena yandılar. Ben gözümü silmeye çalışırken Arda salata yapmaya başlamıştı bile. Bir yandan ona sövüyorum, bir yandan kendime...

Sonuçta, mantı börekleri kendi çapımda şekiller vererek yapmayı bitirdim. Ömrümden de ömür gitti tabii. Gören de portakallı ördek yapıyor sanır.

Mercimek salatası için önce mercimekleri haşlamam gerek. Ona bile nasıl yapılır diye internetten baktım. Adama sorarlar hiç makarna da mı yapmadın diye... Yok, illâ bakılacak! Salataya yemediğim ne varsa koydum; yeşil soğan, biberler... Şöyle de bir şey var ki, tarifte kırmızı ve sarı biber de vardı. Dışarı çıkınca gittiğim iki markette de bulamayınca sinirle eve dönmüştüm. Ama aklımda onlar da kalmıştı. Yani onlar olmazsa eksik olur değil mi? Sağ olsun babamla kardeşim gidip Migros'tan buldular da hemen doğrayıp, içimi rahatlattım.

manti-borek-mercimek-salatasi


Gün Sonu Bilançosu

* Yaptığım yemekleri kardeşim beğenmedi. Buradan kendisine selam göndermiş olayım.
* Babam normalde benim yaptığım şeyleri yemez. Ama emeğime saygıdan, soğan yememesine rağmen mantı börekten tattı. Salatadan da bolca yedi. Teşekkür ediyorum kendisine.
* Annemle bense bayılarak yedik. Şimdi yalan yok, cidden güzel olmuşlardı. Sadece mercimekler biraz diri olmuştu o kadar.

Bu İki Yemekten Ne Öğrendim?

* Öncelikle yemek yaparken sıklıkla küfür edip, nereden girdim ben bu işe desem bile yemek yapmanın ve daha sonra kendi yaptığın yemeği yemenin verdiği zevk başka. Pilav, makarna vs. yapıyorum ama böyle farklı şeyler yapınca daha mutlu olduğumu gördüm.
* Yaparken birçok hatam olsa da önemli olan bunları görüp, ikinci seferde aynılarını tekrarlamamak.
* Yufkalar bundan sonra kesilmemiş olanlardan alınacak.
* Mercimekler kaynar suda biraz daha fazla kalacak.

Bu aralar yine Arda'nın Mutfağı sitesinde gezinmeye başladım. Mutfak yine beni mi çağırıyor yoksa?

Yazılar

video

Yabancı Dil

Cat-5

Cat-6